Editörün Seçtikleri Röportaj

Misbah Eratilla: Kayıp Nesillerin Hikayesini yazdım…

Misbah Eratilla ile Efsus Yayınlarından çıkan Kayıp Çocuklar kitabı üzerine konuştuk.

Hiçbişey: Hikâyelerinizi kitaplaştırmaya devam ediyorsunuz. 2019 yılı sonunda Kırmızı Kurdele’nin Sırrı yayımlanmış ve kısa sürede tükenmişti. Şimdi de Kayıp Çocuklar kitabınızla okuru selamlıyorsunuz. İlk kitaptan başlayalım. Okurun bu ilgisini neye bağladınız?

Misbah Eratilla: Bahsettiğiniz gibi Kırmızı Kurdele’nin Sırrı iki bin adet basıldı ve bir yıl içinde tükendi. Şimdi ikinci baskının hazırlığı yapılıyor. İlk kitap umduğumun üstünde bir ilgiyle karşılandı.Davetli olarak okullarda kitapla ilgili söyleşilerde bulundum. İmza günleri düzenlendi. TRTkürdi ’de kitapla ilgili konuştuk. Röportajlar yapıldı. Ulusal sitelerde kitap hakkında yorumlar yapıldı. Gazetelerde haber oldu. Özellikle öğretmenler ilgi ile karşıladı. Öğrencilerden gelen yorumlarda sevindiriciydi. Yüksek lisans öğrencilerinin ödev konusu oldu. Üniversite hocalarından çok destek gördüm. Özellikle eğitim fakültesi öğrencileri kitabı muhakkak okumaları gerektiğini söylediler. Öğrenci velileri kitaptan çok faydalandıklarını takdirle ifade ettiler. “Kitabı kimler için yazdın?” denildiğinde önce kendime yazdığımı söyledim. Çünkü kırk yılı aşkın eğitim hayatımda gördüklerimi ve yaşadıklarımı duygu, düşünce süzgecinden geçirerek yazdım. Kitabın ileriki zamanda daha çok ses getireceğine inanıyorum.

Hiçbişey:  Kayıp Çocuklar, Kırmızı Kurdele’nin Sırrı’nın devamı gibi. Bu kitabınızda neler anlatıyorsunuz?

Misbah Eratilla: İkinci kitabı çocukların duygu ve düşüncelerinden yola çıkarak yazdım. Hikâyelerin bazıları daha uzun olmuş.  Tohumdan fidana, fidandan ağaca geçişleri gibi çocuk gözüyle büyümeleri ve yaşadıklarını anlatılıyor. Yaşarken kırılan dalları ve kırılan camlar sonrası çocuğun zihninde ve yüreğindeki etkisini anlattım.

Hiçbişey: Kitapta sizi en çok etkileyen hikâyeler hangisiydi?

Misbah Eratilla:  Kayıp Çocuklar’da 29 öykü var. Her hikâyenin kendine has farklı güzelliği var. Herkes farklı bir hikâyeyi daha çok sevebilir. Hikâyelerin içinde benim de yaşadığım hikâyeler var. Çocuk yaşadığı kalp kırıklığını hangi yaşa gelirse gelsin unutmaz. O yaralar kolay kolay kapanmaz. Kaç yaşına gelirse gelsin dokunduğunuzda o yara kanar. Bir konuşmamda dediğim gibi nasıl kuşlar kanadı kırıldığında uçamazlarsa çocukların da kanadı kalpleridir, kalpleri kırılınca hayata küserler. Hikâyeleri duygusal atmosfer içinde yazdım. Yazıları yaşayarak yazdım. Her hikâyenin yüreği inciten bir yanı olduğu gibi yol gösteren bir eğitici yanı da var. Her hikâyede insanın bir yanını görebiliriz. Bir de bu hikâyeleri sonraki yıllar keşke dememek için yazdım.

Hiçbişey:Yıllardır eğitim camiasının içindesiniz. Bu durum yazarlığınızı nasıl etkiliyor?

Misbah Eratilla: İlkokula başladığımda sınıfımız çok kalabalıktı. Oturacak yerim olmadığından o yıl pencere kenarında ayakta kaldım. İlkokul üçüncü sınıfa kadar okumayı öğrenemedim. Okumayı öğrendikten sonra kitapların doyumsuz dünyasına girdim. Kitaptaki tat ve lezzeti aldım. Kitap okudukça mutlu oldum. Lise birinci sınıfta Risale-i Nur’la tanışınca seri okumalar hayatımı değiştirdi. Okumalarım devam etti. Okuduğum kitapların altını çizerek kenarlarına notlar düştüm. Kitap okumalarım birbirini takip etti ve her kitabı farklı bir heyecanla okudum. Kitapları yeni bir şey nasıl öğrenebilirim, diye okudum. Kitap okuma çeşitlerim artınca çocuk dünyasını anlatan kitaplar ilgimi çekti. Çocuk psikoloji ile ilgili kitaplar okumaya başladım. Ardından çocuk gözüyle anlatılan romanlar, hikâyeler okudum. Bu çalışmalara devam ederken çocuk gözüyle yazmaya başladım.Eğitimci olmam sıfatıyla çocukları anlamaya ve anlatmaya çalıştım. Yazdıkça daha çok okumaya başladım. Ne iş yaparsanız yapınız kendinizi işinizde yetiştirmeseniz o işi sevmez, faydalı olmazsınız. Eğitim işi sevgiyle olmazsa o zahmet çekilmez. Çocuğu tanıdıkça mesleğinizi sevmeye başlıyorsunuz. Onları anladıkça gözlerindeki memnuniyetin yerini hiçbir şeyin tutmadığını göreceksiniz.

Hiçbişey: Hikâyelerinizde Bediüzzaman etkisi görünüyor. Kitabınızı okurken Emirdağ sokaklarında “Bediüzzaman Dede…” diye Üstadın arkasından koşan çocukların seslerini duyar gibi olduk. Küçük Sözer’deki ibretli hikâyeleri hatırladık. Bediüzzaman, hikâyelerinizin neresinde duruyor?

Misbah Eratilla: Çok farklı kitaplar okuyorum. Her kitap ve yazıda faydalı yönleri bilgi havuzuma attım. Risale-i Nur’ları kaynak alan bu okumalarımı yazıya döktüm. 2016 tarihinde Yeni Asya da yayınladığım “Şükran Çalışkan ve Üstat Dede ”isimli yazımda bir çocuğun gözüyle Bediüzzaman’ı anlatmıştım. Bediüzzaman’ın bir çocuğun yüreğini nasıl anladığını ve onu nasıl rahatladığını ifade etmiştim. Bediüzzaman Hazretleri bir risale yazarken ya kendinden bir hatırayla, yâda bir temsille başlar. Konunun anlaşılması için bu temsiller dürbün gibi uzağı yakına getirir ve konunun anlaşılmasını sağlar. Bende anlatmak istediğimi hikâyeleştirerek veya yaşanmış bir olayı hikâyeleştirerek yazdım.

Hiçbişey: Hikâyelerinizde sade bir anlatımı tercih ediyorsunuz. Zaman zaman Ömer Seyfettin ve Sait Faik tadı aldık. Bu yönde değerlendirmeler size ulaşıyor mu?

Misbah Eratilla: Biri bana “Nasıl hikâyeler okumak istersin?” diye sordu. Yıllardır aradığım cevabı hikâye kitaplarını yazarak verdim. Bu hikâyeleri yazarken ve sonradan okurken huzur buluyorum. Bana gelen değerlendirmelerin hemen hemen çoğunda sade ve anlaşılır cevabını alıyorum.

Hiçbişey:Değişik yayınorganlarında yayımlanmasına rağmen kitaba girmemiş hikâyeler var. Bunları ne zaman yayımlayacaksınız?

Misbah Eratilla: Hikâyelerinin bir kısmı yayınlandı. Yazma işim uzun zamana dayanıyor ve her gün üstüne koyarak yazıyorum. Uzun yıllardır yaşanmış hikâyeler yazıyorum. İlerleyen günlerde inşallah bu hikâyeleri seri olarak yayınlamayı düşünüyorum. Hikâye kitapları inşallah seri olarak devam edecek. Eylül -Ekim aylarında üçüncü kitabı çıkarmayı düşünüyorum.

Hiçbişey:Bediüzzaman ve talebeleri hakkında yaşanmış hikâyeler yayımlıyorsunuz. Bunları da kitaplaştırmayı düşünüyor musunuz?

Misbah Eratilla: Bediüzzaman ve talebeleri hakkındaki hikâye tadındaki yazılarımı esasında senaryo olarak kurguladım. Bediüzzaman’la görüşen, sohbetinde bulunanların o anda neler hissettiklerini ve hayatlarında neler değiştiğini göstermek için yazdım. Beş yıla yakındır yazıyorum. Çok kaynağa ulaştım ve o hatıraları hikayeleştirerek aslına sadık kalarak yazıyorum. Elimde dört- beş kitap olacak kadar  yazı var929_e12195709953. İlerde seri olarak basmayı düşünüyorum.

Hiçbişey: Okurlar kitabınızı nereden temin edebilir?

Misbah Eratilla: Kitap internet üzerinden temin edilebilir.

Hiçbişey: Başarılarınızın devamını diliyoruz. Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Misbah Eratilla: Ben de teşekkür ederim.

 

 

1607_e98205324681

Yazar hakkında

eskalye

Yorum yaz