Şiir

O Kadar Varım

ipek gömleği en önce böcekler giyer

hapsedilmiş kozaya kelebeğin tin hali

yaşamaksa yaşarım

sen ne kadar istiyorsan, ben o kadar varım

 

erittim buzlarımı sularında

rüzgar arayan hazanım fırtınanda

taşırım yükümü kendi sırtımda

sen ne kadar istiyorsan, ben o kadar varım

 

canımı dilerken cismim alıcı kuş oldu

ruhum ki direnen ayaklarıma

 

sen yağmurda su içen başak

ben toprak

ayakların altında

 

sustum ! uykuda gündüzün gece hali

gül istedim. dal kırdım. gölgem düştü.

baharda olgunlaşır kıvamım

çamur olunca;  insan yanım

 

sesim çıkmaz ey başak senin karşında

sen diksin, benim başım öne eğik

sen ne kadar istiyorsan o kadar varım

 

sabah olmak üzere, küheylanlar koşuyor

güneş doğmadan çekilir periler bahçelerden

gece bekçileri, melekler ve ifritler

kuşlar gelecek birazdan.

çekiliyorum sevdam, sana çekiliyorum

 

vakit dokundukça saatlerin kanına

kamçılanır zaman, uçar gider bir anda

ürkek ceylanlar bekliyor kırda

ölümün ben halini,

 

 

bir dağın eteğinde üşüyor insan yanım

hadi diren yüzüme karanlık

ateş senin acın, benim varlığım

dokunur, kayaların damarlarında dolaşan kan

dokunur su kanıma

 

toprağın üstünde yüzen ellerin

dudaklarımda gül rengin

 

süzülen bakışı var alıcı kuşun

sen ne kadar istiyorsan, o kadar varım

 

beyaz giyen geçer sıraya

çarptıkça rüzgar, konuşur kumru

susmaz büyüyen ağacın kanındaki tutku

gezer seninle

ayazda titrer su,

buhar buz kesilir

saklıyorum insan yanımı,

ayak izini, sabrın kahrını

 

parmağımı koparacak dolaşan kanım

kanımdasın

ellerimde diken

avucumda kor

henüz dönmedim, gece yarısı dağdan

cismim orada

bir ölü yatıyor sıcak yatağımda

 

sen ne kadar istiyorsan, ben o kadar varım

 

iplik düğümlerde ellerim

genlerimde çözülmeyen suallerim

dolaşır beynimin kıvrımlarında rengin

gözlerime  su taşınır

hüzünlenir sözlerim insan yanımda

 

bilinmez yağmurun vakti,

ölüm bilinmez

ölümün ben hali.

 

bir şişede saklı siyah perim

yaşar denizde, suya yakın

çoğalır çözüldükçe sualim

ben varım, sen yoksun

sen yoksun, ben varım.

savaşır uykuda

madde ve mana halim.

 

sabırsız gitmelerin telaşı

hapsedilmiş kozaya kelebeğin tin hali

ipek gömleği en önce böcekler giyer

yaşamaksa yaşarım

sen ne kadar istiyorsan, ben o kadar varım

 

güneş doğmadan çekiliyor, periler bahçelerden

çekiliyor ayaklarım küflü mahzenlerden

kayalarda oynaşır gölgelerden puslu resimler

gecenin koynunda bir ben, birde ifritler

 

teskin etmiyor durgun hayali,

kabına sığmaz hayal

bastırılmaz isyan / durulmuyor denizler

 

sen ne kadar istiyorsan, ben o kadar varım

 

sabah yakın,

gece dürülüp toplanmadan, ey alem !

bağırıyorum,

çığlığım

sesim,

son nefesim

bunca yıl tutsaklığım

 

ruhum özgür,

tutmayın hücrelerim

sabah yakın.

çok yakın.

hazır elimde ipim,

bir sabah dönmeyeceğim

sen ne kadar istiyorsan, ben o kadar varım…

Yazar hakkında

Yusuf Bal

Yusuf Bal

Yorum yaz