Şiir

KARA TOPRAK

KARA TOPRAK
Menşûr-u lâyezâli ile intikâş etmiş zaif kalbimde
İstikrâr eylemiş bir kara bulut cevval ruhumda
Hem yakından hem uzaktan kasd-i nazar eyleyen
Vücud-u fenamı istahsente zâverem görürler.
Bilakis aşk ateşi yakıp kavurmakta bedenimi
Âhiri beklerken gençliğimde yaşadım
Tûfân-ı gadr-ı, belâyı, zulmü
Nâsiyeme yazılmış bir yeis ve acziyet
Ta’nîf ile tevbîh eyler dünyamı
Kalbinin derinliklerinden gelen o naif kelamın
Kâbil-i iltiyâm yaramı zenğâra çevirdi der-akab
Âhiri beklerken gençliğimde yaşadım
Hasreti,  gurbeti, gamı
Edeb, âdâb bilmez biri değildim
Tebzîr eylemezdim sermaye-i ömrümü
Mahviyet sarmıştı acz-i nefsimi
İ’tiyâd eylemiştim muhabbet-i sıdkı
Senin yokluğun mahzun eyleyene kadar
Âhiri beklerken gençliğimde yaşadım
Tûfân-ı gadr-ı, belâyı, zulmü
Şimdi telehhüf ile istibşâr kıldın bedenimi
Rusûh bir el ile mevkûf ettin ellerimi
Oysa gözlerimle dokunurdum ceylan gözlerine
Tezemmül ile ısıtırdın zemherire dönmüş ruhumu
Ama sana kırgın ve kızgın değilim bilakis
Acın ve aşkın ile
Takdîs, tahmîd, temcîd kıldın ruhumda
O ilahi gücü
Âhiri beklerken gençliğimde yaşadım
Hüznü, hüsranı, hicranı
Bütün ezmine bundan sonra mübhem ile mevsuf
Tağlit-i ezhan için mi bülbülün hazin nagamâtı
Baharda bir papatyanın nisan yağmurunu bekler gibi
Aşk ile hasret ile bu bekleyiş bu özleyiş
Tüm mübârezem, tüm çabalarım
Güller sultanının güzel nadide kokusunu istişmâm içindir.
Senin gerdanlığın için hazırlamıştım cennetten fiddaları, zümrütleri
Senin için mümehhed eylemiştim gönül sarayımı
Şimdi senden uzaklarda
Yazımı kışa ifrâğ kıldın
Âhiri beklerken gençliğimde yaşadım
Tûfân-ı gadr-ı, belâyı, zulmü
Başımda buhrân, ruhumda ecel ile teksîrli bir ikâb
Bu hal nice sâl sürer bir son bulur mu bilmem
Çünkü sen ayrılışınla
Dekk dekk ettin vücud-u zerratımı
Kara sevda ile müncer şimdi kalbim
Yıllar yılı boz bulanık rüyalarda, hülyalarda,
Gavr-ı in’idâm dibinde bocaladım durdum
Âhiri beklerken gençliğimde yaşadım
Derdi, gamı, kahrı
Müteşaib yollarda, patikalarda
Bir bebeğin ağlamasında
Müteşâbik ormanların kuytusunda
Müteassif arzuların karanlıklarında
Âhiri beklerken gençliğimde yaşadım
Tûfân-ı gadr-ı, belâyı, zulmü
Ayrılık acısından daimi bir tezâüf ile kapında kâselise döndüm
Teseyyüb eyledi sıcak nefesinin yokluğu
Tebessümün ademi gönlümü kır’av bir çöle çevirdi
Yokluğun tüm bedenimi müstevliyâne ihrâk ile kül eyledi
Odamdaki son hatıranda silinice
O asi ruhumu kapladı bir cumûdet
Parmağımı dahi oynatamaz oldum teğalgülden
Çektiğim onca cefalar, ezalar, ızdıraplar, acılar
Sana olan muhabbetten teraşşuh etmiş dûşab damlalardır
Karanlı odalarda çekilip bedenimi istitâr etmem de
Korkulu hülyalarımda verdiğim mücadelelerimde
Kerrûfer etmem de
Âhiri beklerken gençliğimde yaşadım
Buhrânı, kasveti, ızdırabı
Hayse-beyse kararsız kalmamda
Senden ayrı kaldığım bered sâl, seneler içindir.
Hakikatte ölüm değil, firak ihrâk eder beni
Ayrılık, özlem, dehr mukavemet-suz bu kuvvettler
Hiçbir zaman ünsiyet ile te’nis olamadığım amansız nikât-ı selâsedir.
Gözlerimdeki ferin sönüşü ile
Bedenimdeki hedmin yegane sebebi
Muâşaka’nın tefârik ile neticelenmesidir.
Âhiri beklerken gençliğimde yaşadım
Tûfân-ı gadr-ı, belâyı, zulmü
Bu aşktan tek ihrâzım,
Nikât-ı selâse ile vasf-ı mezbûr’dur.
Bir telvîh bir kelâm ancak meseleyi hüveydânûmâ kılar zannetme
Bu sevda ancak
Kara toprakta biter.
Rumuzi
07 / 04 / 2020

Yazar hakkında

REMZİ ASILSOY

REMZİ ASILSOY

Yorum yaz