Editörün Seçtikleri Röportaj

Senai Demirci ile Röportaj – “İnsanın Kalbine Kalbine Yazan Yazar”

Samsun’un Terme ilçesinden İstanbul’a gelip 80’li yılların başlarında tıp okumaya geldiniz. Bugün, ülkemizin en çok yazan, en çok seminerler veren, tv programları yapan, en çok tanınan şahsiyetlerinden birisiniz. Bugünkü Senai Demirci olmak için nasıl bir süreçten geçtiniz? Ne bedeller ödediniz?

Ömürden büyük bedel olur mu? Ömrü tükettik. Helâl olsun. Ömür rüyamız hayra yorulsun. İstanbul’a gelmek başlı başına bir bedel ödemekti aslında. Önce başladığım okulu bıraktım, iki yıl fazladan okumayı göze aldım. Tabii ki, başlarken, buraya geleceğim, tv programı yapacağım, çok tanınacağım gibi bir hedef yoktu. Olmaması da gerekiyor. Çok ciddi okuduğumu itiraf edeyim. Ayrıca başkalarının baktığı açının tersinden bakmak gibi bir alışkanlığım da oldu. Çoklarının ilgilendiği başlıkları unuttum, azlara kalan başlıklara razı oldum.

Sizin için, “insanın kalbine kalbine yazan yazar” da deniyor. Şöhretin size kattıkları ve aldıkları nelerdir? Başa dönseniz, yine bugün aynı yerde olmayı tercih eder misiniz? Veya kendiniz için daha farklı bir yer düşünür müydünüz?

Bana kalırsa, kalpten başka bir mürekkebi yok insanın. İnsanın kalbine değerse söz sahicidir. Söz yağmur olup kalbin toprağındaki tohumu uyandırsın isterim. Doğrusu, şöhret çok gündemim de değil. Kattıkları oluyor, güzel dostlar kazanıyorsunuz. Aldıkları arasında samimiyetimiz olmasın yeter. Başa dönmek herkesin hasreti aslında. Fakat buraya kadar gelirken yaptığımız hatalar, kayıplarımız, yanlışlarımız, kaymalarımız bugünü inşa etti. Onları bir kere olmuş değerli cevherler olarak görüyorum.

Kalpten başka bir mürekkebi yok insanın. İnsanın kalbine değerse söz sahicidir.
Bu kadar yoğun çalışmalar arasında okumaya, yazmaya ve düşünmeye nasıl vakit buluyorsunuz? Bir gününüz nasıl geçiyor? Size özenen, sizin gibi olmak isteyen pek çok genç var. Bu gençlere neler tavsiye edersiniz?

Okumalarımı derin ve kısa tutmaya çalışıyorum. Uykumdan kısıp gece mesaisi yapmaya özen gösteriyorum. Bir günün neredeyse 10 saati yazı başında geçiyor. Gençlerin çok şiir okuması, okuduklarını kalplerine değdirmesi gerek diye düşünüyorum.. Güncelle fazla oyalanmasınlar, günün kalbinde olan, vaktin üzerine çıkan, ince ve derin, sessiz ve sakin konuları tercih etsinler. Dışarının uğultusuna değil, içlerinin ince çağıltısına kulak versinler.

Yetişmenizde etkili olan en önemli şahsiyetler kimlerdir? Bir de İslami camiada bir usta çırak ilişkisinin olmadığını görüyoruz. Genele verdiğiniz mesajların yanında, özel olarak ilgilendiğiniz, yetişmesine yardımcı olduğunuz gençler var mı? Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Said Nursî, üstadımdır. Hem yazıda hem duyuşta. Özellikle birilerini yetiştirmeye odaklanmadım ama üç yıldır çıkan esma dergimizi bir yazı okulu olarak da değerlendiriyorum. Çok özel kalemler çıkıyor, çok güzel yazılar filizleniyor. Mutlaka sözün değerini
bilen, vahyin göğüne dal budak salan, ince şeyleri düşünen bir kuşak yetiştirmemiz lazım..senai demirci ile röportaj2

“Hiç kimse sınanmadığı günahın masumu değildir” diyorsunuz. Bugünkü Senai Demirci’nin sizce en büyük kusuru nedir? En büyük eksikliğiniz olarak gördüğünüz şey nedir? Bugün her ana, her yere yayılmış olan günah karşısında nasıl bir tavır almalıyız?

Kusurlarım söyleyemeyeceğim kadar çok. En büyük kusur diye bir başlık versem, diğerlerini küçümsemiş olacağım.
Bu da en büyük kusurum olacak. Dağınığım. Fazla haytayım. Henüz büyümedim. Çocuk ruhu var içimde. “Büyüyünce ne olacağım?” hala karar vermiş değilim:) Günah karşısında, en ciddi tavrımız, Allah’ın verdiği ile Allah’a isyan etme onursuzluğunu göze almamakla olur kanaatindeyim. Yoksa alışkanlıklar, meyiller, tiryakilikler, “bir kereden bir şey olmaz”cılar bizi perişan eder.

Şu an takipçilerinizin bildiği bir Senai Demirci tarzı var. Hatta size, “DUA ETMEK İÇİN YARATILMIŞ DOKTOR” da deniyor. Bunu devam ettirmeyi düşünüyor musunuz yoksa farklı bir üslup arayışınız var mı? Yani halinizden, imajınızdan memnun musunuz? İlerisi için planladığınız değişiklikler var mı?

Her daim yenilenmek lazım. Bir üslup aramıyorum aslında. Bazen o beni buluyor. Yazarken köşe başında karşılaşıyoruz. Birlikte bir süre yürüyoruz. Sanıyorum, ömrümün kalan kısmında  vahiy eksenli bir siyer, risale eksenli bir Kur’ân yorumu ve bir de risale şerhi yazmak istiyorum. Esma gündemim ise hiç bitmeyecek. Kur’ân’ın anlamına anlamla karşılık veren ‘Mukabele’ yazılarım ise ince ince devam ediyor.

Yazar hakkında

Levent Bilgi

Levent Bilgi

Yorum yaz