Editörün Seçtikleri Günlük

Ağustos Böceği ile Takılmacalar

 

01.08.2016 (pazartesi): Hayır Efendim! Ben bu hikâyede kesinlikle ağustos böceğinden yanayım. Bir kere adam çakır keyif. Eğlenerek ölüyor en azından.

 

02.08.2016 (salı) : Cumhurbaşkanımın gözyaşlarını görünce dayanamıyorum, oturuyorum ve ben de bu ülkenin kadersizliğine ağlıyorum. İstemsiz.

 

03.08.2016(çarşamba) : Valla abla taş çatlasa 23 anca.

-Neyse, neyse ver tamam bir kilo olsun. Şu kırmızılarından da koy. (Anneme benziyorum zaman geçtikçe ben)

 

04.08.2016 (perşembe) : Tek başına bir vals.

 

05.08.2016 (cuma) :  Doktora yolları taştan, kariyer çıkardı beni baştan

 

06.08.2016 (cumartesi) : Ruhumun karnı aç!

 

07.08.2016 (pazar) : Erişte kesecek, kayısı toplayıp dama serecekmişiz. Yüreğimdeki keskin bölünmüşlük ile yapacakmışım bunu üstelik. Tabi annem son cümleden bi haber.

 

08.08.2016(pazartesi):  Acaba beni gerçekten anlıyor musun? Yoksa gerçekten takmıyor musun? Yılın sorusu.

 

09.08.2016(salı):  Yaşlı bir amca, gömleğinin yakası aşınmış, elinde beyaz bir poşet, içinde iki kutu şeftali suyu (birer litrelik) Minibüs koltuğunun bir köşesine ilişmiş gibi oturuyor. Hastane kapısında iniyor. Hangi hastayı ziyarete gidecek ve içten içe haline sevinerek çıkacak kim bilir.

 

10.08.2016(çarşamba): Bugün yeni bir resmini gördüm resmen cinayet sebebi.

 

11.08.2016(perşembe): Kadınlar, kadınları süzmesin lütfen!imagesDZJRXTBR

 

12.08.2016(cuma): Bi şey soracağım, pardon

-Saçlarınız kendi rengi mi? (On bin milyon kez soruldu)

-Yok, ödünç aldım ben.(Demiyorum tabi) Evet diyorum. Kısa ve netim.

13.08.2016(cumartesi): Âdemoğluyum ben

Yeryüzünün biricik halifesi

En vahşisi

Ve en doyumsuzu

Âdemoğluyum ben

Kan akıtmaya geldim

Yok etmeye

Ve utanmamaya

Âdemoğluyum ben

Yeryüzünün biricik halifesi

14.08.2016(pazar): Belki de hikâyemin pılını pırtını toplayıp geleceğim.imagesKR883THG

 

15.08.2016(pazartesi):  Yarın Mersin yolcusuyum yine. Çaktırmadan fikri hazırlık sürecimi de yapıyorum.

 

16.08.2016(salı): İçi geçmiş bir geçmişten ibaretti her şey.

 

17.08.2016(çarşamba):  Evet evet seni görmek istemiyorum. İşte sırf bu yüzden de başım ağrıyor. Geçince ararım. Hazin son.

 

18.08.2016(perşembe):  Toplandık biz gidiyoruz

Yüreğimi de aldım yanıma

Hikâyemi de

Dönüş temelli

19.08.2016(cuma):  Uzaklara uğurladığım meleğimi anımsattığı için mi seviyorum Küçük Prens’i? Kesinlikle evet. Özlem iyice arsızlaştı meleğim. Öteki âlem dediklerini sırf bu yüzden seviyorum. Sadece senin naif ruhun için. Elbet kavuşacağız…untitledfd

 

20.08.2016(cumartesi):  Koluma taktığım pembe lastik toka kadar ilgisizdi varlığıma.

21.08.2016(pazar):  Biz size haber verecektik yapılınca zaten

-Bilmem bir uğrayayım dedim belki bitmiştir.(yalan tabi, evde daraldım bahane buydu çıkmak için. Sen anlayamazsın, sayın bilgisayar tamircisi abim.)

 

22.08.2016(pazartesi): Değil seni düşünmek, anımsamak bile istemiyorum artık. Öyle öfkeyle filan da değil. İstemsiz.

 

23.08.2016(salı):  Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, üç sıçrar, dört sıçrar, beş sıçrar, yedi sıçrar, on sıçrar, çekirge bu sonuçta, sıçrar.

 

24.08.2016(çarşamba): Düşünme, düşünme, düşünme….

 

25.08.2016(perşembe): Bu ayki tarifim: Etimek Tatlısı

Malzemeler:

*Bir paket etimek

*Bir paket damla sakızlı muhallebietimek

*Bir su bardağı toz şeker

*İki su bardağı su

*Bir adet muz

Yapılışı: Öncelikle bir şerbet hazırlamamız lazım şeker ve suyu on dakika kadar orta ateşte kaynatıyoruz. Başka bir tencerede süt ile toz muhallebiyi buluşturuyoruz. Kaynayınca altını kapatıyoruz. Bir tepsiye dizdiğimiz etimeklerin üzerine sıcak şerbet dökerek ıslanmalarını sağlıyoruz. Islanan etimeklerin üzerine ise muzu dilimliyoruz. Muzların üzerine ise ılık muhallebimizi bir güzel yayıyoruz. Soğuması için buzdolabına bırakıyoruz. Hepsi bu kadar. Afiyet olsun.

26.08.2016(cuma): Kelebek kanadındaki tüyler kadar hassas ruhum gömüldü yine ayrıntılara.

 

27.08.2016(cumartesi): Sabah 3,9 şiddetli bir deprem ile uyandım. Başımı ellerimin arasına aldım ve cenin pozisyonunda yatağımda kıvrıldım. Sadece bu. Sonra zaten uyuyakalmışım.

 

28.08.2016(pazar): Ruh gövdenin içerisinde bir evde değil, bir çadırda, geçici bir barınaktaymış gibi yaşar.

Yazar hakkında

Tülay Karatekin

Tülay Karatekin

Yorum yaz