Gündem

Haşa Biz Neyiz ki… “Hiçbi’şey”

Nisan ayında Levent Bilgi ve Caner Kutlu ile Eyüp Sultan Camiine nazır bir yerde deniz kıyısında oturmuştuk. Birbirimizi görmeyeli hayli zaman olmuştu. Levent abi Urfa’dan, Caner, Bursa’dan, ben de Denizli’den çıkıp gelmiştik. Yaklaşık 20 yıllık dostluk farklı şehirlerde geçse de irtibatımızı hiç kesmemiştik.

Dostluk aynı düşünceleri paylaşanlarla değil de aynı duyguları paylaşanlarla, ortak insanı değerlerle kurulur. Biz 15 yıldır dost olsak da düşüncelerimiz zaman zaman farklı olabiliyordu. Caner’in aklı kalbinden bir adım öndeydi. Benim aklım bir karış havadaydı; çok kalbiydim. Levent abide yaşının getirdiği bir “denge” vardı. Caner’le beni dengeliyordu.

Herkesle gülünebilir ama herkesle ağlanamaz. Herkesle yemek yenebilir ama herkesle çay içilemez. Biz üç kişi beraberken gâh güler, gâh ağlardık. Gâh yemek yer gâh çay içerdik. Öyle bir dostluktu bizimkisi işte. Birkaç dakika  hal hatırdan sonra söz dönüp dolaşır edebiyat, sanat ve kültüre gelirdi. O gün de öyle oldu. Piyasadaki dergilerden, gazetelerden, yayınlardan bahsederken bunların tam anlamıyla bizi yansıtmadığını bir daha hatırladık. Bunun üzerine kendimizi özgürce ifade edebileceğimiz bir site kurmaya karar verdik. Uzun vadede siteye dergi ve yayınevine de eklemeyi hedefledik.

Site için birçok isim düşündük.  Bunların “hepsi” bizi anlatmak için eksikti. Biz yapı olarak iddialı insanlar değildik. Ortalıkta görünmeyi çok sevmezdik. Yaşamı yazmaktan, dostluğu yazarlıktan daha çok önemserdik. Sır dosta verilir.  “Herkes”le dost olunmaz. Herkese sır verilmez. Biz “herkes” değil, “hiç kimse” olalım, dedik. “Hiçkimse” olabilen kendini “hiç”, yazdıklarını “hiçbişey” bilir, dedik. Bunun için sitenin adını “hicbisey” koyduk.

Biz kimseyi üzmeden, kırmadan, kimse ile tartışmadan, kavga etmeden, kimsenin yanında veya karşısında olmadan, herkesin kendini özgürce ifade edebileceği, “kendi” olabileceği, yeteneklerin öne çıkarılacağı ama kimsenin ön plana çıkmaya çalışmayacağı, herkesin insanlardan bir insan, yazarlardan bir yazar olacağı,  yazının yazarın önünde olacağı, “kendinden” başka herkesi beğebilen, bunu yaparken kendi ile de barışık olmayı sürdürebilen yazılar yazmak için siteye “hicbisey” ismini verdik.

Çağımız toptancı bir anlayışa sahip. Genellemelere, çoğullamalara, klişelere, kutuplaşmalara çok müsait. Maalesef tanımak için değil tanımlamak için bakıyoruz hayata. “ya bendensin ya ondan”, “ya benimsin ya da kara toprağın” anlayışıyla birbirimiz ötekileştiriyoruz. Böyle bir zamanda kimsenin yanında ve karşısında olmadan, kimsenin rakibi ve alternatifi olmadan, her türlü düşünceye eşit yakınlıkta olan,  insanı ve dostluğu önceleyen, kimseyi ötelemeyen, ötekileştirmeyen bir çizgideki yayına ve yaşam biçimine her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu hissederek “hicbisey”i  kurduk.

Okuyucularız bizi okuduklarında kendilerinden bir şeyler bulsunlar. Hatta kendilerini bulsunlar. Bizi bir yere koymasınlar. İlla da koyacaklarsa yanıbaşlarına koysunlar, istedik.

Biz (Levent Bilgi, Caner ve Mustafa) yaklaşık 20 yıldır değişik dergilerde, gazetelerde yazılar yazdık. Ama bunlar bizi tam olarak yansıtmaktan uzaktı. Şimdi ilk kez ortak bir ses olarak yayın anlayışını kendimizin belirlediği bir yerdeyiz. Bu anlamda bizim yazarlık hayatımız için “hicbisey” ikinci bir bahar oldu. Biz iddia sahibi değildik. İmla sahibiydik. Noktalama işaretlerini bilirdik. Bu sürede kendimizi düzeltmeye, imla ve imar etmeye çalıştık. Bu gün “hicbisey” okucularımız (dostlarımız) nezdinde karşılık buluyorsa, yazı kadromuza her gün yenileri katılıyorsa bunu Levent Bilgi ve Caner Kutlu’nun yıllara yaygın mütevaziliğinde aramak gerekir.

Levent Bilgi ve Caner  Kutlu ile çıktığımız bu yolculuğa kısa sürede Suad Alkan, Senai Demirci, Mustafa Ulusoy, Taha Çağlaroğlu, Sadık Yalsızuçanlar, Metin Karabaşoğlu, Nurullah Çetin, Mahmut Kaplan, Ali Mermer, Murat Çiftkaya, Mustafa Akça gibi deneyimli isimler, Nihayet Deniz, Nur Ener, Şeyma Türkan, Halime Edip gibi genç yazarlar katıldı.

2 yıl önce Caner Kutlu’nun kardeşi vefat ettiğinde mezara beraber koymuştuk. Mustafa mezara konulurken “bana bir şey olursa sevdiklerime Caner sahip çıkar” diye içimden geçirdim. Mezardan çıktığımızda Caner de bana aynısı söyledi:  Mustafa’yı defnederken içimden dedim ki bana bir şey olursa Mustafa sevdiklerime sahip çıkar.

“Hicbisey” her ne kadar Levent Bilgi ve Caner ile başlamışsa da bu işin asıl yükünü çeken arkadaşlar Mert İnan, Tülay Karatekin, Muhammed Benek, Emir Fatih gibi gençler. “Hicbisey” bir noktaya geldiğinde ölmeyi beklemeden siteyi bunlara ve bunlara zamanla katılacak gençlere devredeceğiz.  İnşallah “Hicbisey” bir okul olur. Mezunlar verir. Yazı dünyasına yeni yazarlar kazandırır.

Bir ay önce yayına başlayan sitemizin kısa zamanda bu kadar ilgi görmesi bizi hem şaşırttı hem de sevindirdi. Şüphesiz bunda en büyük pay yukarıdaki isimler ve yazarlarımızla birlikte sitemizi sosyal medya aracılığıyla duyuran gönüllülerimiz. Hepsine teşekkürü borç biliyoruz. Daha güzel günlerde buluşmak umuduyla…

Mustafa Oral

Yazar hakkında

Editör

Editör

Yorum yaz