Editörün Seçtikleri Mektup

Yaz Bana

Bana yaz, dedi.Bana uzun uzun yaz.İçinde biriktirdiklerini, söyleyemediklerini,dertlerini yaz.Hüzünlü bir günün sonunda, bir akşam vaktini yaz.Güneşin ışıklarının ışıl ışıl dünyayı aydınlattığını, yüzümüzü güldürdüğünü, gamı, kederi, kasveti dağıttığını yaz! Ama kendini dağıttığını yazma.Boş vermişlikleri, vurdumduymazlıkları, hiçlikte çırpınışlarını yazma! Üzüleceğimi ve düşüneceğimi bil!

Geçen günlerin anısına, bana her gün bir mektup yaz.Posta kutusuna git ve benim için adresime yolla! Belki unutmuşsundur adresimi yüzümü,ellerimi,gözlerimi unuttuğun gibi.Adresim, katlanmış bir kitabın sayfalarında duruyordur.Biraz karıştırırsan bulursun.Hani kütüphanedeki eski sandığın üzerinde duran kitabın içinde.Bilmem nedendir, adres yazılı kağıdı katlayıp, oraya bırakmak gelmişti içimden.O gün, bu gündür yeri bellidir.Sen bilmesen de şimdi ben sana bildirmiş oldum.

Her gün bana bir mektup yaz! Gökyüzünün mavisinden, papatyanın renginden, leylağın kokusundan bahset !Dışarıda oyun oynayan çocukların gülüşlerinden,ağlayışlarından,çığlıklarından bahset.Uzun yürüyüşlerinin sonunda, dört yapraklı yoncaya rastladın mı? Bana ondan bahset. Belki bir dilek tutarsın, dileğin olurum.Dualarında bir isim, gözlerinde bir anı, yüreğinde umut olurum.Geçip gittiğin yollardaki karınca yuvalarından, sel sularında kargaların sekerek yürüyüşlerinden bahset! Hala aynı mısın? İçsel bir sesle, etrafı gözlemleyerek,bakarak, görerek, duyarak mı yürüyorsun? Her gün aynı fırının önünden geçip köşeyi dönerken taze pişmiş ekmek kokusu geliyor mu? Bu koku sana açlığı, yokluğu hatırlatıyor mu?

Yağmurun sesinde bana yaz! Cama vuran yağmur damlalarının, içimdeki boşluğa nasıl bir tıkırtı oluşturduğunu, birdenbire ürperdiğimi ve bu sesli yağmurları hiç sevmediğimi yaz.Kulaklarımda uğuldayan yağmur sesleri! Ne var yavaş yavaş, ince ince yağsanız.Üzmeden, kırmadan, dökmeden…Rüyalarımı hep bu yağmur sesleri böler.Uykunun en tatlı yerinde, cama vuran bir yağmur damlasını ve fırtınanın uğultusunu dinlemek.Artık sabah olmak bilmez.Bilinmez sabaha kaç saat vardır.Uykularını bölen bu yağmurun sesinde yaz! Huzurunu kaçırsa da sen yazmaktan vazgeçme.

Kalbinin yorgunluğunu yaz! Her adım atışında, yorgun adımlarla yol aldığını yaz.Gönlündeki hüznü, gözlerindeki nemi, yüreğindeki acıyı ve sessiz çığlıklarını yaz.Oraların havasını, taze çimen kokusunu,sahilde martı çığlıklarını,pencereye değen yağmurun sesini yaz!Olur ya ben de buralardan duyarım, hissederim.İzlediğin Hint filmlerindeki şarkı sözlerini yaz! “Kalbim…Hassas zamanları unutma,hassas izleri.Sessizce açan çiçekler gibi…Küçük hassas tomurcukları, kalbim kelimelerle açıklayamaz.Ne diyeceğini bilemez.Anladım, yaşamak için bir sebep buldum.Güzel hayallerin sayesinde.Kalbim…”

Yazar hakkında

duru kurugül

duru kurugül

Yorum yaz