Editörün Seçtikleri Hikaye

Umutsuzlar Parkı

 

UMUTSUZLAR PARKI

Binlerce, ama binlerce yıldır yaşıyorum

Bunu göklerden anlıyorum, kendimden anlıyorum biraz

İnsan, insan, insandan: ne iyi, nede kötü

Kolumu sallıyorum yürürken, kötüysem yüzümü buruşturuyorum

Çok eski bir yerimdeyim, çürüyen bir yerimden geliyorum

Öldüklerimi sayıyorum, yeniden doğduklarımı

Anlıyorum, ama yepyeni anlıyorum bıktığımı

Evlerde,  köşe başlarında değişmek diyorlar buna

Değişmek

Biri mi öldü, biri mi sevindi, değişmek koyuyorlar adını

Bana kızıyorlar sonra, ansızın bana

Kimi ellerini sürüyor, kimi gözlerini kapıyor yaşadıklarıma

Oysa ben düz insan, bazı insan, karanlık insan

Ve geçilmiyor ki benim

Duvarlar, evler, sokaklar gibi yapılmışlığımdan

Bilmezler, kızmıyorum, bunu onlardan anlıyorum biraz

Erimek, bir olmak ve unutulmak içindeki onlardan

Ya da bir başka şey: ben kendimi ayırıyorum

O yapayalnız olmaktaki kendimi

Böyleyken alıp gidiyorum bir nehir gerçeği gibi

Sanki ben upuzun bir hikâye

En okunmadık yerlerimle

edip cansever


PANORAMA

1

Maskeli adamlar atlıyor ciplerden. Ellerinde son model otomatik silahlar. Hızla dağılıyor çevreye postallar. Uçağı çevirme harekâtı başlamıştır. Gece, ay ışığının soluk aydınlığında silahlı insanlar koşuşuyor her tarafa. Keskin nişancılar yerleşiyor köşelere. Arabalar siper olmuştur önlerinde. Geride ambulanslar…

Biraz ötede on maskeli, bir uzmanın etrafında toplanmış. Adam maskeleri kurşunlaştırmak için devamlı konuşuyor:

-Emir gelir gelmez ABD planı uygulanacak. Planda herhangi bir değişiklik veya ekleme yok. Harekât başlar başlamaz üç dakika içinde bitmeli. Mümkünse nokta atışı yapın. Olmazsa yaylım ateşi. İçeridekiler sizi gördüğü an iş bitmeli. Olabildiğince az yolcu vurulsun. Sizi bekleyen iki kelime var artık. Ölmek veya öldürmek. Unutmayın siz güçlüsünüz. Siz öldürmek için yetiştirildiniz. İçerdekiler ise sadece serseriler. Bu yarışta acımak yok. Merhamet yok. Acıyana acınmaz. Merhamet eden ölür. Yaşamak için öldüreceksiniz. Her biriniz milyonlarca dolar ediyorsunuz. O serserilere günlerini göstereceksiniz. Öldürmek sizin işiniz. Yok etmek için programlandınız. Güç için, ezmek için. Bu yarışta zayıfa yer yok. Bu yarışın haklısı, haksızı da yok. Tek hedefiniz var. Düşman. Var olmak için yok edeceksiniz. Düşmanın mahiyeti, sıfatı, amacı, önemli değil. Onun tek adı var. Düşman. İşiniz hayatta kalmak ve düşmanı imha etmek. Unutmayın, düşman yalnız, uykusuz ve serseri. Siz ise koca bir millet, koca bir devletsiniz.

……………

Uçakta ise en uzun gece uzayıp gitmektedir. Kadın sıkıntılı bir sesle mırıldanır:

-Niye hâlâ izin verilmiyor?

-Bir bildikleri vardır, dedi adam.

-Ne gibi?, diye sordu kadın.

-Baştan beri buradan çıkmamıza izin vermeyeceklerini biliyordum.

-Neler söylüyorsun sen?

-Bu devlet benim bildiğim devlet, bu idareciler benim bildiğim idareciler ise kapıdan adım dahi attırmazlar.

-Hayır, dedi kadın. Yanılıyorsun. Böyle birşey olamaz. Kimse ölmedi, kimse yaralanmadı. Bunun için operasyon düzenleyecek halleri yok.

-Bal gibi de var, dedi adam. Onlar için yaralama veya ölme önemli değil. Önemli olan büyük iradeye karşı çıkma. Ona meydan okuma. Büyük irade hiçe sayılmayı, hele bunun herkesin gözü önünde olmasını sevmez. Eskiden iradeye meydan okuyanları bir ağaca asar, ibret-i alem için günlerce orada sallandırırlarmış. Şimdi ise insanların gözleri önünde yok ederek sınırsız güçlerini gösteriyorlar.

-İnanmıyorum. Sırf güç gösterisi, kendilerini ispatlamak için kimse öldürülmez. Hem burada onca insan var.

-Önemli değil. Büyük irade için insanın önemi yoktur. Önemli olan onu tanımayanın cezalandırılmasıdır. Bu arada üç beş masumun ölmesi teferruattır.

-Hayır, dedi kadın. Böyle birşey yapamazlar.

-Öyleyse niye hâlâ bırakmıyorlar?

-Öğreniriz şimdi, diyerek telefonunu çıkardı kadın. Karşısında avukatı vardı.

-Hüseyin Bey ne oldu? Niye çıkmamıza izin vermiyorlar?

-Efendim haberler kötü. Ben şu an dışarıda televizyoncuların yanındayım. Emniyet Müdürü ve İçişleri Bakanı ile görüştüm. İkisi de beni oyalıyor. Net birşey söylemiyorlar. Ancak uçağın arka tarafında bir hareketlilik var. Herkes operasyon olacağını söylüyor.

-Hayır, böyle bir şey olamaz. Ölen, yaralanan kimse yok burada. Sadece bir helikoptere binerek gitmek istiyor buradan. O kadar

DEVAMI “NEREYE BAKSAM YALNIZLIK” İSİMLİ ROMANDA

Ask ve Mavi

Yazar hakkında

Levent Bilgi

Levent Bilgi

Yorum yaz