Editörün Seçtikleri Röportaj

Türk ve Rum Gençlerin Aşkı:Mavromata mu

Şebnem Sezer ile Kurtuluş Savaşı yıllarında Türk ve Rum gençlerin aşkını anlatan son romanı Mavromata mu kitabını konuştuk.

1) HİCBİŞEY: Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1971 yılında Eylül ayının 14’ünde İzmir’de dünyaya gelmişim. İlkokul, orta ve liseyi Bornova’da okudum. Bornova Anadolu Kız Meslek Lisesi Çocuk Gelişimi bölümünden mezun olduktan sonra, kısa bir süre  anaokulu öğretmenliği yaptım. 1992 yılında dünyaevine girdim, ardından iki erkek bir kız annesi oldum. Çocuklarımı büyütürken okuma aşkım içimde bir ukdeydi. Üniversite sınavlarına girdim, Anadolu Üniversitesi AÖF İktisat bölümünü kazandım ve başarıyla bitirdim. Halen özel bir firmada ön muhasebe departmanında hizmet vermekteyim.

2) HİCBİŞEY: Yazmaya ne zaman ve nasıl başladınız?

Lise çağlarımdan beri hayalim yazar olmaktı. Kısa kısa anekdotlar yazardım. Sonrasında kısa anlatımlarda kendimi yeterince ifade edemediğim düşüncesiyle roman yazmaya karar verdim.

3) HİCBİŞEY: Bu güne kadar yayımlanmış eserleriniz var mı?

2017 yılında bu anekdotları düzenledim ve ilk kitabım “Aşkın Rengi Ela’’ okurlarıyla buluştu.

35268177_2559350260957028_4145590536763342848_n

4) HİCBİŞEY: Dergilerde, gazetelerde yazılarınız yayımlandı mı?

Bir yazar olarak tabi ki hayallerim var; kalemimden damlayan duygularımın dergilerde, gazetelerde yayınlanması. İlk kitabım acemiliğimdi diyelim. Şimdi yeni çıkan kitabımla birlikte ilk kitabımın tanıtımına da önem veriyorum. İlk kitabım Aşkın Rengi Ela şiirsel mektuplar şeklinde, duygusal.

5) HİCBİŞEY: Uzun yıllardır İzmir’de yaşıyorsunuz. İzmir yazı hayatınızı nasıl etkiliyor?

İzmir aşkım benim, ilham kaynağım, vazgeçemediğim. Cümlelerimde ağlatırım bazen İzmir’i. Bazen güneş ışık oyunları oynar sokaklarında, bazen de kızarım İzmir’e ama yine de İzmir’den vazgeçemem.

44965568_2695897007302352_1569063200903659520_n

6) HİCBİŞEY: En çok etkilendiğiniz yazarlar kimler?

En çok etkilendiğim yazarlar Nazan Bekiroğlu, Elif Şafak, Canan Tan, Sunay Akın, Arthur Golden (Bir Geyşa’nın anıları)

7) HİCBİŞEY: Müzikle aranız çok iyi. Yunanca şarkılar söylüyorsunuz. Bu merak nereden geliyor?

Yıllar önce şan dersleri almıştım. Kısa bir konservatuar maceram var. Ama Yunanca şarkılar tutkum oldu. Yunancaya uzak değildim. Çocukluğumda Yunanca ninnilerle büyüdüm. Onların anılarını dinledim Nana’mdan .Yunan-Türk sentezi bir roman yazmaya karar verdiğimde çocukluğumun anı sandığında saklı Yunanca sevgimi naftalin kokularının arasından çıkardım ve ciddi bir şekilde Yunanca öğrenmeye başladım. Şarkıları ezberlerken Yunanca telaffuzumu geliştirdim. Şu an Yunanca metinleri okuyup Latin alfabesine çevirebiliyorum. Gramer öğreniyorum ama pratik konusunda zayıfım.

8) HİCBİŞEY: Müzik yazılarınızı nasıl etkiliyor?

Yazdıklarım Yunan müziği ile bir bütün, Mavromata mu’yu yazarken bir yandan Rembetiko dinlerdim, beni o yıllara götürürdü, Rembetiko vazgeçilmezim oldu.

9) HİCBİŞEY: Mavramota mu yazma fikri nerden doğdu? Konusundan biraz bahseder misiniz?

Nana’m Lezize Hanım’ın gençlik anılarını kaleme almak benim için zor olmadı. Zira yıllardır hepsi hafızamın en kıymetli yerindeydi. Rumları, onların Nana’m ile anılarını hep dinlerdik. Onları çocukken masal kahramanı zannederdim. Çocukluğumun masal kitabında yaşarlardı. İnsanın çocukluğunda  bilinçaltına işlenenler kolay kolay silinmiyor… Aslında yazdıklarım geçmişin puslu, hüzün kokan karelerini netleştirmeye, canlandırmaya çalışmaktan ibaret.. Kitabımın arka kapak yazısı kitabın içeriği hakkında doyurucu bilgi verecektir.
“Hüznün iki halka da kamçı olup vurduğu yıllar. Mavromata mu doğduğu, büyüdüğü topraklardan zorla koparılan Rumların hazin hikâyesi. Mavromata mu aralarında sadece ince bir çizgi olan, birbirlerine, candan sarılan, hatıraları geçmişleri ortak Rum ve Türk halklarının kardeşlik hikâyesi. Büyük Taaruz’u, İzmir’in işgali’ni, İzmir’in Kurtuluş’unu Yunan cephesinden okuyacaksınız. Mavromata mu günümüzde yaşanmış bir aşkın 1922’li yıllara uyarlanmasıdır.
Onların aşklarına dinleri engel olamadı. Onlar bir ummanda birleşen iki ayrı nehirdiler, ölüm bile onları ayıramadı. Ölüme bile el ele gittiler… Nazlı ve Pantelis’in aşkı… İmkânsızlıkların içinde yoğrulmuş bir aşk hikâyesi. Onlar yıllarca dostça yaşamış, sonrasında karşı cephelerde birbirlerine kurşun sıkmış iki ayrı cephenin çocuklarıydılar. Kötülüklerin aşklarını yok etmesine izin vermediler. Onlar güftesi ezelde yazılmış bir bestenin en nadide nameleriydiler. Elele yürüdüler yeşil bir denizin içinde, ateşte üşümediler, su onları yakmadı…”

10) HİCBİŞEY: Şiirsel bir dille yazıyorsunuz. Duygu yoğunluğu çok fazla. Bunda yaşanmışlığın etkisi var mı?

Yazar ve ya şair, yaşar ve yazar, yaşadıkça yazar, yazdıkça yaşar…Mavromata mu’dan sonra kaç roman yazarsam yazayım onun yerini tutamaz. Büyük Taarruzu kaleme dökerken mitralyözün çığlık çığlık sesini duydum. Siperlerin ardında sanki askerlerle tayın yedim. Onların çektiği acıları yüreğimde hissettim. Ateş hattında taşın toprağın yelpaze misali göğe yükseldiğini gördüm adeta. Öte yandan Nazlı’nın Pantelis’in boynuna sarılıp “gitme “diye haykırışıyla gözyaşlarına boğuldum. Yıllarca dostça yaşamış bu iki halkın ikilemini, sancılarını, kendimi her iki halkın da yerine koyarak kalbimde hissettim. O halet-i ruhiyeden silkinip kendime geldiğimde kendimi evimin salonunda, kitabımın başında buluyordum. Tabiri caizse kısa kısa trans halleri yaşadım bu romanı yazarken. Kalp sancısı çektim.

47232871_2719423724949680_5632510718604476416_n

11) HİCBİŞEY: Kitabın tanıtımlarından birisi kilisede olmuş. Biraz bundan bahseder misiniz? Nerden aklınıza geldi?

Kitabın tanıtımını kilisede yaptım, Aya Fotini Rum Ortodoks Kilisesi “Mavromata mu” için özel bir mekan. Romanda adı sıkça geçen bir kilise. Hristiyan arkadaşlarımın bu romana emeği büyük, kitabın tarih ve yunanca diyalogları konusunda emeklerini göz ardı edemezdim. Kitabın tanıtımının kilisede olması onlara hoş bir jest oldu ve çok minnettar kaldılar. Elden ele gezdi romanım kilisede “Bu bizim, bizi anlatıyor ,kardeşlik türkümüz “dercesine. Tanıtım için kitabın mumlar ardındaki fotoğrafını Hristiyan arkadaşım çekti incelik gösterdi.

12) HİCBİŞEY: Kitabı kaç bastınız? Kitap satışları ne durumda?

Mavromata mu 1000 adet olarak basıldı. Benim tabirimle henüz bir aylık olmasına rağmen bebeğim ilgi gördü. Özellikle Rum Ortodoks Hristiyanlar tarafından. Fox tv de İsmail Küçükkaya beyefendi tarafından Çalar Saat programında tanıtımı yapıldı. D&R ,idefix,kitap yurdu ve daha bir çok kitap satış sitelerinde satışta. Bornova’nın bilinen bir kitapçısında bu günlerde satışta. İnşaallah çok güzel başarılara imza atacağız birlikte.

13) HİCBİŞEY: Tezgahta ne var? Romanla mı devam edeceksiniz?

Bir süre dinleneceğim ama yine roman yazarım herhalde. İnşaallah okurumuz bol olur.

Yazar hakkında

Hiçbi'şey

Hiçbi'şey

Yorum yaz