Deneme Editörün Seçtikleri

Nasıl Geldiğin Önemli Değil, Nasıl Gittiğin Önemli

Menderes özgürlüklerle, yasakları kaldırmasıyla, insan haklarıyla geldi. Bunları hazmedemeyen askerler tarafından asılırken o hala halkın kahramanıydı.
Özal da otoriteye, hakimlerin gücüne değil halka yaslandı ve halkın kahramanı Cumhurbaşkanı olarak vefat etti.
Halkçı, adaletçi, eşitlikçi Ecevit meclisteki “Bu kadına haddini bildirin!” sözüyle, başörtüsü düşmanlığı ile akıllara kazındı. Ve 28 Şubatçıların piyonu olarak adaletin ezildiği, insanlara zulmedildiği, tarihin nefretle andığı bir dönemin başbakanlığını yapmış biri olarak gitti.
Demirel hakları, özgürlükleri savunarak, darbecilere meydan okuyarak, Allah’tan başka kimseye kul olmamaktan bahseden ayetlerle başbakan ve Cumhurbaşkanı oldu. Sonra “Başörtü ile okumak isteyen Suudi Arabistan’a gitsin.” sözüyle ve 28 Şubatçılara yol göstermesiyle, 28 Şubat’ın 1000 yıl süreceği iddiasıyla; nihayetinde “Artık Kur’an-ı Kerimin şu kadar ayeti hükmünü yitirmiştir, bunları değiştirmek lazım.” incisiyle bu dünyadan çekip gitti. Bu ülkeye onlarca baraj, yol, köprü, fabrika vs. kazandıran Demirel; bugün o hizmetleriyle değil, darbecilerle birlik oluşuyla anılıyor.
Nasıl geldiğin önemli değil, Nasıl gittiğin önemli.
Haklar, özgürlükler, adalet, hukukun üstünlüğü, eşit paylaşım isteği ile; istibdat, zulüm, eşitsizlik, ırkçılık, israf, müstebit devlet karşıtlığı ile gelenler ne oluyorsa tepelerde nasıl iktidara geldiklerini unutuveriyorlar.
İktidar, koltuk ve şöhret insanın başını döndürüyor.
Başörtülü öğrencilerin terörist denilerek yerlerde sürüklenmelerini, zorbalıkla üniversitelerden atılmalarını lanetleyenler; üniversite öğrencilerini terörist görüp, yerlerde sürükleyebiliyorlar.
Devletin otoritesini, kendi iktidarlarının gücünü göstermek için.
Devran bu kadar mı çabuk döner, tarih bu kadar mı ibret alınmaz diye düşünmeden edemiyoruz.
Ama gözaltına alınıp, adliyede serbest bırakılan bu terörist (!) öğrencilerden başörtülü bir kız çıkıp “Devlete değil Allah’a kul olduğumuz için buradayız.” deyiverdi.
Benim de içim cız etti.
28 Şubatları, 15 Temmuzları aşmak için; hak, hukuk, adalet, insan hakları, eşitlik, farklılıklarımızla birlikte yaşam için verdiğimiz onca mücadele ve maruz kaldığımız onca zulümlerden sonra geldiğimiz yere bakıp ağlamak istedim.
“Devlete değil Allah’a kul olduğumuz için buradayız.”
Ecevit ve Demirel de yaptıkları onca hizmete rağmen siyaset hayatlarını devletin ağır/zulüm yumruğu olarak tamamladılar. Ecevit 28 Şubatta iktidara gelmeseydi, Demirel o dönemin Cumhurbaşkanı olmasaydı bu milletin kahramanları olarak gideceklerdi.
Sözün bittiği yerdeyiz artık.
Bu çığlık hepimize yeter.
Ve bu çığlık tarihe kapkalın, simsiyah harflerle, unutulmamacasına yazılmıştır:
“Devlete değil Allah’a kul olduğumuz için buradayız.”
Nasıl geldiğimiz önemli değil, Nasıl gittiğimiz önemli.

Yazar hakkında

Levent Bilgi

Levent Bilgi

Yorum yaz