Deneme Editörün Seçtikleri

Latif Sevgili

Aranmak güzel bir şey; arayan şiir, şuur, kitap, kültür edebiyat üzerine konuşmaya çağırıyorsa daha başka bir güzel. O güzelliği zaman zaman yaşarım; sıkışmış zamanlar, daralmış zihinler genişler o demlerde…
Hadiselerin fırtınasında, savrulmanın furyasında, açmazların girdabında bir cümle okumak kitaptan ve sarsılmak;
“Benim sevgilim öyle latiftir ki ona varlık tozu konmamıştır.”
Kim söylemiş, kime söylemiş, ne için hangi makamda söylemiş çok mu önemli? Evet bir bakıma önemli.
Dışarısı soğuk, korumasız ve aymazlık akıyor. Şikayet mi?
Var olan varlık akışı böyle değil mi? Letafet satılığa çıkarılmış, güzellik seyri tenden, vitrinden öteye geçmiyor çoğu zaman.
Dün değer dediğini bugün ayaklar altına almak; neyin esareti, neyin harcanmışlığı, ne ye satılmışlık hali?
Şiir, şuur, kültür, kitap tozlu raflara kaldırılmış; kazanmanın, daha fazla kazanmanın, makamın daha yüksek makama gelmenin hazzı ve gazı ile…
Vakıa bu hangi dönemde böyle olmamış? Yaşayarak, görerek buna şahit olmak daha bir incitiyor.
Dün ne diyorduk bugün ne yapıyoruz. Binalar yükselirken insanlığımız küçüldü. Arabalar artarken insan yanımızdan uzaklaştık… Mefkurelerimiz gözümüzün önünde heder oluyor.
Kime ne diye arıyoruz? Sarsıldığı bir cümle için gecenin bir yarısında, sabahın erken saatlerinde arayan veya bizim aradığımız oldu mu?
Beton varlıklar, sütun benlikler letafeti toz edip savurdu; varlık boşluğunda asılı kaldı insan yanımız.
“Sizi rahatsız etmeye geldim” diyen Ali Şeriati’nin kitabından küçük bir alıntı için aranmak ve bunun üzerine konuşmak; Tanpınar’ın başka zamanında solumak, Ahmet Haşim’in “O Belde” sinde gezinmek gibi bir şey.
Zaman zaman böylesi beldelerde nefesleniriz şair ağabeyimle…
Arayanızın aradıklarınız çok olması temennisiyle; belki varlık konmamış latif sevgiliye kavuşuruz.

Yazar hakkında

Hüseyin Eren

Yorum yaz