Editörün Seçtikleri Hikaye

Eylül’den Kalan

10 yıl kadar öncesiydi. Eyüp Sultan’da sabah namazı kılmaya gidenleri duyunca “Ben hiç gitmedim Eyüp Sultan’a” dedi Leyla. Öyle içten söyledi…
Üç dört arkadaş hafta sonu gidelim dedik, Leyla’yı biraz sevindirmeliydik.
Yolculuk esnasında, kahvaltı, akşam yemeği planı yaparken, radyoda nezih yemek yerleri reklamları geçiyordu arada.
“Yemek sorun değil, Eyüp Sultan’da kahvaltı getirirler nasıl olsa; akşam yemeğini ise şu radyodaki yerde yeriz,” dedi Leyla.  Ardından ekledi. “Keşke akrabalarım da gelebilse Eyüp Sultan’a”
Pierre Loti, Yuşa Tepesi gezisi, biraz da alışverişle günü Eylül rengine boyayarak hatıralara kayıt geçmekti maksadımız.
“Tabi tabi, Eyüp’te kahvaltı ayağımıza gelir; üstelik sizin memleketten gelen de vardır,  hasret giderirsiniz. Radyodaki restaurant ise bir çırpıda çıkıverir karşımıza, İstanbul dediğin ne kadar ki, bir küçücük dünya” dedik Leyla’ya.
“Takılmayın o kadar” dedi içimizden birisi. “Baksanıza nasıl da sevinçten uçuyor, can kulağıyla dinliyor sizi.”

Eyüp Sultan ziyaretimiz bitmeden, güneş henüz doğmamışken, tepside ekmek peynir çay ikram etti birileri, sanırım onlar da bizim gibi ziyarete gelmişlerdi. “Kusura bakmayın, çok çeşit yok ama paylaşmak istedik.”  dediler.
Kahvaltıdan sonra alışverişimizi bitirip bankta soluklanırken, sarı beyaz kıyafetiyle papatyayı anımsatan Leyla iki kadınla kol kola güle oynaya çıktı geldi yanımıza. “Bizim köyden bir otobüs dolusu gelmişler Eyüp Sultan’a. Hepsi elli iki kişi, bakın bunlar da teyzemin kızları” dedi. Kadınlarla annesine, ablasına hediye gönderdi.
İkindi vakti Yuşa Tepe’sinde gezerken tanımadığımız biri yanımıza geldi, Leyla’ya şeker ikramiye etti.

Onun ise hiç bir şey  umurunda değildi. “Buralara kadar geldim, vaktimi duayla geçireceğim” deyip yanımızdan uzaklaştı.  “Bize de dua et” dedik, hediyelik eşya bölümlerini gezdik.
Yuşa Tepe’sinden ayrılırken Leyla döndü döndü ardına baktı. “Bir başka Eylül yine geleceğim, gönlümce dua edemedim, doyunca gezemedim” dedi.
Akşam yaklaşınca erken çıkalım, arabada atıştırmalık yeriz diye düşünürken kaybolduk, çıkmaz sokaklara girdik. Leyla radyoda reklamını duyduğumuz yerin tabelasını görmüş uzaktan.
“Doğum günüm filan da değil, sürpriz yaptınız geziye getirdiniz. Hem öylesine söylemiştim, şu restaurantta yeriz diye, tam önünde park ettiniz” dedi. Teşekkür etti, gözlerinden damlalar süzülüverdi…

Kim bilir,  bir Eylül karşılaşırız Leyla ile yine

Eyüp Sultan’da, Yuşa Tepesinde
Belki yağmur bile yağar duaya duran ellerimize.

 

Yazar hakkında

ayşe inci

ayşe inci

Yorum yaz