Editörün Seçtikleri Gündem

Davamız sağ olsun!

 

Tamam gençliğimizde din, iman, eşitlik, özgürlük, vatan, millet için yürüyorduk. 80’li yıllarda az dayak yemedik Beyazıt Meydanında. Başörtüsü eylemlerinde, İsrail, ABD protestolarında. Biz delikanlıydık, canımız İslam’a feda olsundu. Fakirin, fukaranın, mazlumun, Müslümanın hakkını savunurduk. Düşüncelerimiz uğruna hayatı hakir görürdük. Cebimizde paramız, üzerimizde kaliteli elbiselerimiz yoktu. Kaldığımız bekar evinde fakirliğimiz de, elbiselerimiz de, her şeyimiz ortaktı. Ama yine de sabahlara kadar ideallerimizi konuşmayı, memleketi kurtarmayı ihmal etmezdik.

Sonra 28 Şubat geldi. Biz çalışmaya başlamıştık. İdealist öğretmenlerdik. Başörtülü öğrencilerimizi sınıflarımıza alıyoruz diye oradan oraya sürüldük. Soruşturmalar, ihtarlar, kınamalar aldık. Yılmadık, usanmadık. Kavgamız büyüktü. Uğruna ölebilirdik.

Sonra bir gün bir de baktık iktidar oluvermişiz. Ama iktidar olmak muktedir olmak değildi. Koştuk, çalıştık, bıkmadık, usanmadık. Tehditlere pabuç bırakmadık. Düşmanlarımızı birer birer alt ettik. Kendimiz iş adamı olduk memlekete huzur, refah, eşitlik, Müslümanlara  özgürlük getirdik.

Nitekim vatan hepimizindi ve bu vatanda bizim de hissemiz vardı. Yıllarca dinsizler, Kemalistler vs.ler memleketi yiyip durmuşlardı. Biz ülkeye hak, adalet, eşitlik getirmiştik. Tabi vatandaki hissemizden payımızı da alacaktık.

Hem zenginliğin neresi kötüymüş ki. Gençliğimizde bizi fakir fukara edebiyatı ile kandırmışlar. Elbet Müslüman da zengin olabilir. Hoş hanımlarımız üzerlerindeki bir ev parası kıyafetler ve takılarıyla biraz abartıyorlar ama olsun. Bizim kadınlarımızın ötekilerin eşlerinden ne farkı var. Hem en azından bizimkiler başörtülü ve dindar!

Bazıları fakirlikten şikayet ediyor. Kardeşim ülkede herkese iş, aş, eş var. Sen çalışma, iş seç sonra da şikayet et. Memlekette işsizlik yok iş beğenmeme var. Sonra eşitlikmiş. Biz Komünist miyiz neyiz kardeşim. Öyle herkes zengin olacak diye bir şey yok. Biz boşuna mı bu davanın mücadelesini verdik. Elbette bi farkımız olacak.

Hanımın bütün arkadaşları Avcılar’dan bahçeli ev aldı taşındılar. Ya bu zamanda apartmanda da oturulmuyor ki. Biz faize karşıyız. Ama bahçeli ev de zaruret. H.K hocamız sağ olsun bu zamanın şartlarına göre her ihtiyacımıza fetva da veriyor. Böyle modern hocalarımız olduğu için Allah’a şükrediyoruz. Banka müdürü de bizim davadan arkadaş. Hani şu bir kazağı beraber giydiklerimizden. Geçende Amerika’da ev aldığını duydum. Bana da uygun bir faize uygun bir kredi çıkarttı da hanımın istediği bahçeli evi alabildik. Davamız sağ olsun.

Hem bakmayın siz böyle hak, hukuk, adaletten bahsedenlere. Bunların hepsi ya Batı uşağı, ya da dinsiz. Ülkeyi düşmanlarımıza peşkeş çekenler. Onların iktidarlarını da gördük. Kızlarımızın başörtüleri az parçalanmadı üniversite önlerinde.

Biz ülkeye zenginlik, adalet, İslam getirdik.

Bir de şu intiharlar da olmasa ne güzel geçinip gidiyoruz. Geçende bizim oğlana yeni bi araba bakarken pat diye borçlarını ödeyemeyen dört kardeşin intihar haberi. Sonra internetten bizim kıza Paris bileti bakarken işsiz  bir ailenin toplu intiharı. Arkasından işsiz bir baba, eşi ve çocuğu.

Ama hafta sonu yazlığa gittiğimizde düşündüm de bu işler tesadüfi olamaz. Kesin dış ülkelerin parmağı var. İsrail kışkırtması da olabilir. Hem siyanür de neymiş kardeşim. Yok yok bu işler kesin organize.

Ah şu intiharlar da olmasa, ne güzel yaşayıp gidiyoruz işte.

Davamızın bayrağını her yere dikiyoruz.

Yazar hakkında

Levent Bilgi

Levent Bilgi

Yorum yaz