Deneme Editörün Seçtikleri

100  Katalizör Adam

Eski meşhur hikayedir:

Bir şirkette herkes harıl harıl çalışırken istediği saatte gelip giden, kafasına göre takılan, odasında bütün gün piposunu ve neskafesini içip oturan bir adam varmış. Zamanla şirketin müdürü değişmiş. Yeni müdür bakmış herkes çalışıyor, bu adamın ne yaptığı belli değil. Üstelik de 10 bin maaş alıyor. Çağırmış adamı. Demiş böyle olmaz. Bundan sonra sen de herkes gibi mesaiye dikkat edecek ve şu şu işleri yapacaksın. Adam ceketini alıp çıkıp gitmiş. Gel zaman git zaman şirkette işler karışmaya, kârlar düşmeye başlamış. Müdür ve yardımcıları gece gündüz çalışıyor ama bir türlü toparlayamıyorlarmış. Sonra bir gün yine herkes stres içindeyken yardımcılardan bir demiş ki; efendim işte o gönderdiğiniz adam var ya. Bütün işlerin yolunda gitmesini sağlayan, kriz anlarını artıya çeviren o adamdı. Biz ona katalizör derdik. Onun uzak görüşlülüğü, meselelere müdahalesi olmadan bu işin içinden çıkamayız. Müdür demiş hemen bulun o adamı bana, ne istiyorsa, nasıl istiyorsa verin, yeter ki şu sorunlara çözüm bulsun. Ve adam 50 bin maaşla şirkete geri dönmüş.

Aslında devletin ve her kuruluşun, şirketlerin böyle katalizörlere ihtiyacı var. Şimdi diyeceksiniz ki müfettişler, denetimciler var. Zaten denetleme sistemimiz bile başlı başına bir kit haline gelmiş. Bir devlet kuruluşunu birileri denetlemeye geliyor, günlerce yiyip içiyor, rutin işlere bakıp dönüyorlar. Geçenlerde bir kuruluşa Ankara’daki en yetkili başkanı geldi. Çevresinde bir ordu gibi il müdürleri, yardımcıları, sekreterleri. Müdürümüzü gezdirdiler, bir sıragecesi, ciğerler, kebaplar vs. vs. gönderdiler. Sayın müdürlerimizin ne zaman idarecileri bırakıp da o kuruluşta çalışanlarla sohbet edeceklerini, sorunları, teklifleri alacaklarını hep merak etmişimdir.  Tabii her zamanki gibi böyle bir şey olmadı.

Şimdi önümüzde belediye seçimleri var. İnsanlarımızda, partisine parayı fazla veren belediye başkan adayı olur, seçilince de ihalelerden o parayı çıkarır gibi bir düşünce var. Belediyelerimizin bir çoğunda kitabına uyan, ama kamu vicdanına uymayan işler var. Kaldırımlarımız çöpten geçilmezken, ağaçlarımız bakımsızlıktan ölürken festivallere yüz binler akıtan başkanlarımız var. Bunun yanında bir alt/üst geçidi bir yılda tamamlayamayan, devlet arazilerini meclis üyelerine peşkeş çekenler var. Bunları tespit etmek için katalizörlere ihtiyacımız var. Eğitimde, sağlıkta, trafikte ciddi sıkıntılarımız var. Bunları yerinde özümseyip yeni teklifler getirebilecek akıllar gerekli bize.

Şimdi bu zamanlarda katalizör şahıslara her zamankinden daha fazla ihtiyacımız duyuyoruz. İdarecilerimizin artık reel gerçekleri görüp, korkusuzca gösterebilecek şahıslara gereksimi var. Bu da koltuk, makam kaygısıyla olmaz. Devlette 100 kişiyle yapılan bir işi özel sektör 30 kişiyle yapıyor ve devlet zarar ederken özel sektör kâr ediyorsa ortada bir problem var demektir.

Aynı şeyleri yapıp da farklı sonuçlar beklenmez. Biz bir çok alanda yüzyıllardır hep aynı şeyleri tekrarlayıp duruyoruz. Ve sonuçlar hiç değişmiyor.

Şöyle bir 100 farklı, eleştirel düşünebilen, 100 mevcudu sorgulayıp yeni teklifler getirebilecek katalizör beyinler bulabilir ve onları gereken yetkiyle donatabilirsek bu ülkeyi dönüştürebiliriz. Farklı  alanlarda her şeyi irdeleyebilecek, her türlü kaygıdan, şahsi hırslarından arınmış 100 kişi. Alana inip tanınmadan, bilinmeden, resmi protokollardan uzak, çalışanların dertlerini dinleyerek, onların reel tekliflerine açık, yanlışları, keyfilikleri görebilecek 100 kişi.

100 özgür adam ve iyi bir organize ile bir senede devletin tüm hantal yapısının röntgenini çekip özel tedaviler uygulayabilir, kanserli organları tedavi edebiliriz.

Tek ihtiyacımız bu cesareti gösterebilecek siyasi irade.

Yazar hakkında

Levent Bilgi

Levent Bilgi

Yorum yaz