Deneme

Yöresel Kelimeler ve Tabirler

Akrabalarımla konuşurken hissettiğim duygular bana kendi benliğimi yeniden sunuyordu sanki. Hepsi yöremizin nadide, sadece bize ait olgusuyla başbaşa bırakan tabirleri duyar ve öğrenirken kendimi biraz da olsa Konya’lı hissediyorum. İsterseniz bunlardan bir kaçına değinelim yavaş ve mülayim olarak onları ürkütmeden başlarını sıvazlayalım.

  • Anneannemle konuşurken bana “guma şu gubbayı viriver” der. İlk bakışta pek de anlamlı gelmeyen bu cümlede bana şefkatli bakışlardan sonra aslında şunları demek istemiştir:” Çocuğum bana bir bardak su verir misin?”
  • Babaanem de cümle olarak değil ama bir çok kelimeye farklı yaklaşır, Konyalılığın verdiği o Mevlana’ya yaraşır sema gösterisini naciz bedeninde yaşarken. Lafları ağzında, sanki sema edercesine döndürerek çıkarır. Küçüklüğümden beri tencereye “çencere” diyen birini çok nadir görmüş olmak hakiki Konya şivesini yaşayamadığıma bir delil ve babaannem de bunun anti deliliydi sanki.
  • Daha bir sürü kelime ve kelime öbekleri olmasına karşın yine anneannemin nereden duyduğunu hatırlayamadığı veya hiç araştırma iştiyakını hissetmediği, kendine has bir türküyle bitirelim.

Masa üstünde ” ilan”,

İlan boynuma dolan,

İşaretten anlamaz,

Goca gafalı oğlan.

Rahmetli dedeme söylediğini çok aşikar duyduğum bir türküydü bu ve dedemin de ona bir sürü türküyle karşılık verdiği belki de nazire yaptığı, bir garip Konya insanıydı bu tatlı söz öbeklerini söyleyenler..

İşte hepsinin sizlere selamını getirdim. Kendimin bile uzakta olduğu Konyalı kardeşlerden..

Yazar hakkında

Mehmet Solmaz

Mehmet Solmaz

Yorum yaz