Deneme

Yansımalar Ve Yanılsamalar

Hiçbişey doğuştan çirkin değil oysa.Araya çirkinlikleri,kötülükleri biz koyuyoruz. Biz insanlar.

Ayrıştırmayı, ötekileştirmeyi ne kadar da seviyoruz böyle. Oysa hepimizin dış görünüşü ne kadar da aynı ,ne kadar da benziyoruz birbirimize. Farklı olansa , bizi farklı kılansa sadece düşüncelerimizdir.

Ki zaten farklı olması gereken tek özelliğimizin de bu olması gerekir. Sahi neydi güzel-çirkin, doğru-yanlış, iyi-kötü, kime göreydi bu ayrıştırıcı iki özellik, iki kelime??? Bizi diğerlerine üstün kılan veya onlara göre aşağıda tutan neydi?? Beyaz tenli oluşumuz mu, renkli gözlü oluşumuz mu, maddi varlığımız mı, yoksa güzel oluşumuz mu???

Onları çirkin kılan neydi? Esmer oluşları mı,giyimleri mi ? Doğarken hepimiz aynı değil miyiz? Hiç birimize, bi anlam ifade edecek düşünceler yerleştirilmemiştir. Saf, masum, temiz ,her şeyden arındırılmış yani tek cümle ile bütün olumlu özellikleri içinde barındıran bir ruhun varlığı,bir kalbin atışı. Biz bundan ibaret varız. Tek kelime sığdırırsak sadece “güzeliz”. Çünkü biz doğarken bir ayrım yapılmaksızın her şeyi iyi ve güzel görürüz.

Sonradan, büyümeye başlayınca içinde bulunduğumuz toplum, çevre, kültür, yaşam şartları bizi insan olmaktan çok ötelere savurur.

Bize ihtiyacımız olmayan bazı özellikler eklenir. Sen beyazsın o siyah,sen zenginsin o fakir, sen müslüman o yahudi, hristiyan, sen Amerikalı o Afrikalı gibi bunların sayısı sınırsız bir şekilde çoğaltılabilir. Böylelikle o doğuştan var olan,her şeyden habersiz güzellikler, yerini başka başka anlamı, tarifi olmayan düşüncelere bırakır. Bizim gibi olmayan herkesi çirkin görür , hiç hak etmediği taarruzlara maruz bırakırız. Oysa hayat farklılıklarla güzeldir.

Hayata anlam katan en büyük varlık,bizden olmayan,bizim gibi olmayanlardır. Ne demiş düşünür:” Herkes benimle aynı düşünürse düşüncelerimin yanlışlığından korkarım.” demiş . Işte hepimiz sahip olduğumuz farklılıklarla varız. Tek bir bilinç altında bir çok birey olmanın ne anlamı var ki? Tek tip olsaydık nerden varırdık ki doğruya, yanlışa,varlığa… Nasıl olsa aynıyız. Bunun farkına varacak bir bünye de olmazdı.

Birbirimizi tamamlayamadık. Problem olan düşüncemiz, yaşamımız değil; problem olan birbirimize farklılıklardan dolayı olan müdahalemizdir. Her seferinde birilerinin düşüncelerimize gem vurmasıdır. Bizi bir yöne çekişidir. Önemli olansa bütün farklılıklara özgür bir ortam sağlayabilmemizdir. Insanları, biz değil diye ayrıştırmamaktır, ötekileştirmemektir. Var ettiğimiz güzellikler, özgürlükler kadar varız. Güzel, doğru, iyi olan ne varsa onun peşinden koşmalıyız.

Onu bulabilmeliyiz, ihtiyacımız olana varmalıyız. Insanlar birbirine siyah, beyaz, asyalı, avrupalı, hintli diye bakmamalıdır. Önemli olan bunlar değildir. Önemli olan görünüş değildir. Insanların zarar veren yönleri de bunlar değildir zaten. Zararlı olanlar sahip oldukları düşüncede,fikirde yatar. Birbirine zarar vermekten nasıl bir mutluluk doğabilir insan ruhuna??? Insan ruhu nasıl da bencilleşmiş.

Hangi ara ruhlarımız kendilerinden kopuşlarını yaşadı? Nasıl aşılandı bu fikirler insanlara. Ne ara karaladık bu kadar düşüncelerimizi,görüşlerimizi. Düşüncemizin doğruluğuyla, ruhumuzun sadeliğiyle, baktığımız güzelliklerle dünyayı özgürleştirebiliriz…

Yazar hakkında

Seval Altın

Seval Altın

Yorum yaz