Deneme Edebiyat Editörün Seçtikleri Genel

Seçtiğimiz ve Seçeceğimiz Yollar

      Taşlı yollardan geçiyoruz. Taşlı yollara sapıyoruz tekrar tekrar. Neden? Çiçekli yollara ulaşmak için. Taşlı yolun sonunda bizi bir gül bahçesinin beklediğine inanarak yola devam ediyoruz.

     Bu zahmetli yollar bizi yontup hayatla yüzleştirirken yaşıyoruz. Yaşadığımızı hissediyoruz o zorluklarla baş ederken. Sahip olduğumuz bu küçücük hayat da çoğumuz o gül bahçesini göremiyor maalesef. Ama yaşamış oluyorlar. Sahip oldukları o kısacık zaman dilimine kendi hikayelerini, mücadelelerini sığdırıyorlar. O insanlar bize devam edilecek yarım kalmış yollar bırakıp göçüp gidiyorlar.

       Yaşamımızın sonunun bir gül bahçesinde bitme fikri ilk başta herkese cazip gelir. Taşlı ve zorlu da olsa olabildiği kadar kısa bir yolu geçip gül bahçesinde sefa sürmeyi hedefleyerek ve zor yollardan uzak durarak hayatlarımızı harcıyoruz.

        İnsanoğlu doyumsuzdur. Elindekinden er yada geç sıkılır ve daha fazlasını ister. Eğer kısa yoldan kolayca gül bahçesine ulaşırsanız geri kalan sürede o bahçe size doyum vermeyecektir ve yetinememeye başlarsınız. Eğer şansınız bir o kadar daha yaver giderse geçecek yol ve ulaşılacak bir lale bahçesi bulur ve ona ulaşmak için çabalarken de biraz zaman geçirebilirsiniz.

       Ve hayatınızı tamamen arzularınız peşinde koşarken harcayıp tüketirsiniz.

      Ne kadar zoru hedefleyebilirsiniz? Ne kadar çılgınca bir hayal kurabilirsiniz? Ne kadar o yolda koşmaya devam edebilirsiniz? Ne kadar değerli kılabilirsiniz bu hayatı?

      Kendinizi ne kadar tanıyorsunuz? Ne istediğinizi biliyor musunuz? Ne kadar delice de olsa arzunuz hayatınız boyunca peşinde koşmaya değer mi?

      Bu soruların cevaplarını bulmaya çalışmakla başlayabilirsiniz. Ya da kendinize farklı sorular sorarak. Felsefe cevaplardan çok soruların önemli olduğunu söyler. Buna kesinlikle katılıyorum.

     Kendinizle münakaşa yapar mısınız hiç? Yoksa daha bunu yapmaya hiç başlamadınız mı? Biriyle tanışmak için ilk yapılan şey soru sormaktır değil mi. O halde kendinizi tanımaya da sorular sorarak başlayın. Mesela hangi müzikleri, neden dinliyorsunuz? Müzik dinlemek size ne ifade ediyor?

    Bunun gibi ufak şeyler insanın kendini keşfetmesinde yol gösteren küçük oklar gibidirler. Sizi direk, kolay yoldan hedefe götürmezler ama yolunuzu aydınlatırlar.

     Amacımız da bu değil mi zaten. Zor yollardan geçmek, uzun yollardan geçmek, büyük hedeflere ulaşmak, etkili hikayeler yazmak.

     Kolay yollardan hiç geçmedim. Hayatım beni her an zorluyor ama bu daha hiçbir şey.  Büyük hedeflere sahibim. Zor yollardan geçmek istiyorum. Hayat sessiz bir savaş ve ben kanlı bir savaş olsun istiyorum. Elimdeki kozları sonuna kadar kullanmak istiyorum.

    Bunu kimisi insanlık için, kimisi kendisi için yapar . Aslında hepsi aynı yere çıkıyor. Kendiniz için oynarsınız aslında ama yaptığınız iş toplum yararına olmayı hedefler çünkü topluma faydalı olan olabilmek en büyük ödül değil mi zaten. Para bu onurun yanında hiç kalır. İyi olan olarak anılmak, iyi olan olduğumuza kendimizi inandırmak yani aslında tamamen kendimiz için iyilik yaparız. Iyi olan yoktur.  Iyi olmayı seçen vardır.

       Siz kendinize nasıl bir yol seçiyorsunuz. Unutmayın ki seçimler sonuçları doğurur.

Yazar hakkında

Azize Demir

Azize Demir

Yorum yaz