Deneme Editörün Seçtikleri

Oruç, Varlık, Ben ve Yaratan

Bozduğumuz veya eksik bıraktığımız onlarca şeyden biri de oruçlarımız, Ramazanlarımız.
Ramazan aylarını bir kültür haline dönüştürmüşüz, oruçları da sağlıklı kalmak için diyet vesilesi haline.
Ramazan programları, iftarlar, ramazan pideleri, hurma, güllaç ve iftar sofralarımızın vazgeçilmez içeceği CocoCola !ve bol bol yemekler.
Bir de övünçlerimiz; “Bu Ramazan hiç acıkmıyorum, susamıyorum bile, gece ayaktayım, gündüz uykuda.”
Bu mudur Ramazan, bu mudur oruç diye sormalıyız kendimize.
Elbet Ramazanın hayatımıza getirdiği bir kültür var. Orucun vücudumuza verdiği bir sağlık var. Fakirleri anlamamıza yardım eden sosyal bir tarafı var.
Ama bunlar Ramazan ve orucun hikmetleri, ikinci derecedeki sonuçlarıdır.
Oruç Allah için tutulur.
Allah’ı bilmek, tanımak, O’na yaklaşmak için.
Allah’ı bilmenin yolu da önce kendimizi ve varlığı tanımak, tanımlamaktan geçer.
Kendini ve varlığı bilen Rabbini bilir.
Yoksa Allah’ın bizim aç kalmamıza ihtiyacı yok.
Oruç; herşeyi yaratan ve idare eden, varlığı devam ettirene, O’nu tanıdığımızın, kabul ve tasdik ettiğimizin, O’nun külli iradesine, cüzi irademizle itaat ettiğimizin somut ifadesidir.
Enaniyetlerimizden, dünya hırslarımızdan, kaygılarımızdan sıyrılıp; ebedi olana yönelmenin, O’nu sadece aklen değil, tüm duygularımızla hissetmenin adıdır.
Allah’a yaklaşmak için aç kalırız. Açlıkla kendi acziyetimizi, faniliğimizi, yüz sene içinde bu dünyada hiçbirimizin kalmayacağını tüm varlığımızla hissederiz.
Ramazan yemek, iftar, sahur ayı değildir.
İnsanın açlıkla tefekkür, manevi terakki ayıdır.
Oruçla açlığımızı hissedelim. O açlık halinin bize vereceği mesajlara kulak kabartalım.
Oruçlarımızı kendimizi, hayatı tanımaya, yaratıcımıza ulaşmaya basamaklar yapalım.
Her oruç bir miraçtır.

Yazar hakkında

Levent Bilgi

Levent Bilgi

Yorum yaz