Deneme Editörün Seçtikleri

Kendinden Kaçan Kalabalıklar

Büyük sözleri büyük adamlar söyler; hayatın imbiğinden akan yaşanmışlık ve adanmışlıktan dökülen o sözleri.
Tecrübe genişliği geleceği kucaklayan, akla yön, hisse istikamet veren o sözlerden birini söylemiş Cemil Meriç;
“Yalnızlık ellerin kahrını çekmekten bin kere daha güzel”
Hele ellerin kahrını çektikten sonra bu söz karşınıza çıkarsa, deva olan şurup gibi gelir.
Kimilerince korkulan bir şey olsa da deva olan yönü de vardır yalnızlığın. Meriç kalabalıklara karışsaydı sıradanlaşırdı; fil dişi kulesinden zaman ötesine böyle konuşamazdı.
Onu yakın zamanın, Cumhuriyet döneminin en önemli düşünürlerinden kılan öğelerinden biri; yalnız olması, yalnızda olsa doğru bildiği düşüncelerini cesurca söylemesi.
Zamanın onu yalnızlaştırması onu incitse de büyük kahır çekmekten de uzak durmayı başarabilmiş biri Meriç.
Farklı fikirlerde gezişi, duruşu ve vardığı yer; yalnızlık burcunda gerçekleşmiş hep.
Yalnızlığında yanlış yapmadığını, bugün çok sayıda kimsenin kitaplarını okuyarak onu takip etmesi gösteriyor.
Düşünen insan yalnızdır, kalabalık gürültüsünde ne düşünülür? Basit dünya ihtiyaçları ve zevkleri için ömrünü veren, ne düşünce erdemine erer, ne insan olma sorumluğunu taşır!
İnsan toplumsal bir varlıktır; eyvallah. Toplumda şehirde yaşayan insan yalnızlık burcunda da yurt edinebilmeli; bazen ona sığınsın yaralarına tedavi etsin, kahırlardan uzak dursun.
Kaçımızın böyle bir burcu var?
Akıllı telefonlar elde iken yalnızlık ne ki? Belki de asıl yalnızlar bunlar; kendinden kaçan kalabalıklar!
Hem yalnızlık zihni bir ameliye; şehirde, yolda, metroda da yalnız kalmayı, kahırlardan uzak durmayı becerir beceren; kitap okuyarak, kendi düşünce evreninde gezerek , his dünyasında seyahat ederek!
Kabalığın ve ellerin kahrından uzak durmak temennisi ile…

Yazar hakkında

Hüseyin Eren

Yorum yaz