Deneme Editörün Seçtikleri

Kâğıt Ölmez, Mürekkep Bitmez

Kalem tutmaya tutmaya elimin hamlaştığını fark ettim. Elim akmıyor, harfler birden canlanmıyor; durup düşündüğüm bile oluyor. Dijital çağın azizliği!
Akış o kadar hızlı ki çok şeyi sonradan fark ediyoruz, fark edemediğimiz bizimle birlikte gidiyor. Kâğıdın kokusu, mürekkebin üstüne değişi; ortadan kalkan hatıra pullarına dönüştü adeta. Kâğıt ve mürekkep tutkusu kimi yazarlarca bir ömürdü; okuyucu için de!
Kâğıtta dışarı bağımlı oluşumuz; son krizde bir başka eksikliğimizi gün yüzüne çıkardı; kâğıt üretemeyecek kadar hamlaştık mı, tıpkı ellerimiz gibi!
Kültür kâğıt hamurunda karılır, sonraki nesillere aktarılır; doğunun icadıdır. Döviz yükselince fiyatı ilk artan mallardan kâğıt ücreti; koskoca ülkemizin bir kâğıt fabrikası yok mu? Acı değil de ne?
Önceden çantamda kâğıt ve kalem olurdu, şimdi yok, dijitalizm kâğıt ithal eder gibi aldı götürdü. Yeni kalem taşımaya başladım; resmi yerlerde başkasından kalem istememek adına.
Eski demeyeyim titiz yazarlar hala dolma kalemle yazıp sonra bilgisayara geçiriyor. Mürekkep ve kâğıt hatırını koruyor onlar; prensip ve titizlik; hürmet edilmeye değer haller. Yazdıkları da muhtemelen eskimeyecek; el yazması eserler gibi yaşayacak.
Çağ dijital çağ; kabul etmem diyemezsin, yok da sayamazsın; var olmak için iyi taraflarından istifade etmesini de bileceksin. Genç bir yazar arkadaşım var, bütün yazılarını cep telefonunda yazıyor. Hatta yeni öykü kitabı çıkardı, şimdilerde ikincisine hazırlanıyor.
Bu da başka bir gerçeklik…
Kafka bütün yazdıklarını bir arkadaşına verir, bunları yak der. Cep telefonunda yazsaydı, bu telefonu atın mı derdi? Ya da kimsenin haberi olmadan “akıllı telefonun” “fabrika ayarları” tuşuna mı basardı?
Teknolojinin bizi ayar yaptığına şüphe yok, biz onu kullandığımızı sanıyoruz; Yolda neden boynu eğik gezer bu insanlar; sabahın erken saatinde, akşamın geç vaktinde; hepsi Kafka okumuyor ya!
Sahi Kafka kitapları için yakın mı dedi, niye kendisi yakmadı, bu da bir pazarlama taktiği olmasın? Doğrusunu bilmiyoruz, belki de yakmaya fırsat bulamadı!
Şimdi öyle değil, dijital ağa düşmeye dursun yazdıklarınız, sileyim deseniz silemezsiniz.
Kâğıt çağının yazarları, dijital çağın yazarları; hangileri güçlü? Çok tıklanan, çok okunan, çok satan, çok kazanan ayrımları yoktu kâğıt çağında; şimdi hepsi var! Eksik olan ne?
Bu hamur çok su götürür!
Kâğıt hamurunu karacak bir fabrikamız bile yok. Nasıl kâğıt kullanayım, küçücük kâğıtları bile iyi değerlendireyim istiyorum.
Dijital devrin iyi tarafı, kâğıt israfını biraz olsun önlüyor, hem de kültürü hızlandırıyor.
Yine de kağıt ölmez, mürekkep de bitmez!

Yazar hakkında

Hüseyin Eren

Yorum yaz