Deneme

İnziva-yı Ruh’tan Nağmeler

 

Firkat ediyorum, bütün kesretlerden. Kurtulmak, bütün kalabalıklardan… Kendimi arıyorum, yalnız kendimi. Başkalaşmadan, ruhumun sesini işiterek, adim atmak, belki koşmak… Lüzum duymuyorum süslü iltifatlara. Yasamak çok fazla şeylere sahip olmadan. Belki de beni sahiplenmelerine izin vermeden. Bırak GARİP desinler, bırak anlamasınlar. Anlatma, anlaşılma ihtiyacı içerisinde olmadan…                           Güzel bakmak, güzel görmek, hayret duygusunu yitirmeden… Kıpırtısını hissederek duymak, tatmak, temaşa eylemek… Mekânı ve zamanı yoktu güzelliklerin. Hüsnü zan yetiyordu mutlu olmaya, güzellikleri görmeye. Terk ediyorum, terk edilmesi kaçınılmaz olan şaşaalardan. Eritiyorum kalabalıkları içimde, ben erimeden. Sıyrılıyorum, masivanin sert dalgalarından. Keşfediyorum içimdeki hazineyi. Fark ediyorum kendi esrarımı, Ahsen-i takvim suretinde yaratılmışlığımı. Güzel yönelişler, olumlu bakışlarla bakıyorum hayata. Her şeyin bende bittiğini biliyorum; şedit bir kış mevsiminin ılık bir ilkbahar habercisi olduğunu fark ederek. Saçlarımızı ıslatan yağmur tanelerinin bizlere sunulan en büyük lütuf olduğunu unutmuyorum. Yeşeren her bir nebatin solacağını da bilmiyor değilim. Evet solacağım bu alemde. Ben solarken yeni tomurcuklar renklenecek. Gideceğim, terk edeceğim bu diyarları faniliğin rüzgarında. Taze yağmurlar, yeni fidanları sulayacak bu alemde. Göçeceğim daha büyük memleketlere, yokluk hissi yaşamadan. Ruhum firak edecek dünyadan, baki alemlere doğru yol alarak. Ben olmayacağım, geride bıraktıklarımı başkaları sahiplenecek. Bu yüzden ‘o benim’ dir diyemiyorum hiçbir şeye.Sizin de olmayacak.! Baki bir alemin mezrası olan dünyadan zerre hükmünde bile bir şey götüremeyecegim. Bir yoldaşım olacak yalnız. Sizin de öyle… Ey ismi AMEL olan refakatçim. Beni daha güzel olan diyarlara tüm süratinle uçur.

Yazar hakkında

Gökhan Arslan

Yorum yaz