Deneme

Hormonlu Amerikan Ekmeği

Nedir o? Bir kuş mu, uçak mı yoksa? Belki de bir balon, belki de bir yılan, belki de havaya atılmış kocaman bir palavradır. Her ne olursa olsun beni kurtaramayacağı ortada. Ve evet, uçan, kaslı, efendime söyliyim, cimlastikçi gibi giyinmiş yakışıklı bir genç olan Süpermenmiş gelen. Hoş geldin. Hoş bulduk. Gel otur, bir soluklan, yorulmuşsundur. Gerçekten çok yoruldum, insanları kurtar kurtar bir hal oldu. E iyi bari kimse ölmedi, inşallah, bu gün. E ama oldu mu şimdi bu laf? Hangisi? “İnşallah”. Niye ki, Allah izin vermezse olmaz sonuçta? Yok ondan değil, biz burada bir film çekelim, o kadar setler kuralım, Amerikan Sineması, masraflar, ışıklandırma, yapım, reklam gelirleri, vergi, dünyanın hesabı, gideri; sen gel, tek kelime ile bitir işimizi. Yok babam, bir şeyi bitirdiğim falan yok, çok yüksekte oksijen beynine gitmemiş herhalde. Bir şey demedik, sadece, bu gün kimse ölmedi inşallah, dedik. O dediğin bir tek inşallah kelimesi, beni ekmeğimden eder ama, belki haberin yok, onu öyle her yerde yüksek sesle söyleme. Ya sen, ne pis, ne pısırık, ne saçma,  ne korkak adam çıktın, bir de Süpermen olacaksın. Her şeyin sahte senin, kasların şişme, o kıvrılıp giden saçın bile peruktur Allah bilir. Bak yine yaptın. Ne yaptım? Allah bilir dedin. E öyle. Ya kardeşim, burası şimdi dînî konuşma yeri mi, cami mi burası, sen niye burada inşallah, maşallah, Allah bilir gibi kelimat(-ı mübareke) kullanıyorsun. Dinini her yerde yaşamak zorunda mısın, filim seti burası filim seti, fiiilim seeeti! Elhamdülillah! Bak yine yaptın, sen bu yaptığının ne anlama geldiğini bilmiyorsun belli ki. Ne anlama geliyormuş. Dur öğreteyim ben sana, ama bana biraz müsaade et ve lafıma karışma, sözümü bitireyim sonra cevap ver.

Ben Süpermen’im, kaslıyım, güçlüyüm ve yakışıklıyım. Aynı zamanda insanların baygın baygın, içleri giderek, ağız suları akarak, hayallere boğularak izledikleri, hayranlıkla takip ettikleri rol modelleriyim. Evet, hiçbir zaman benim gibi olamayacaklar. Asla ölüme bir çare bulamazlar. Ne kadar kaslanırsa kaslansın, spor salonunda çalışsın, protein alsın, yine de (araba çarpınca) ölecek. Biri uçaktan düşünce de gelip onu kurtaracak değilim. Hatta filim setinde bir iş kazası gerçekleşse, ona da mani olamam. Gerçekte bacağıma çay dökülürse ağlarım bile bazen. Ben bir hayalim. İnsanların erişemediklerinin, sonsuz isteklerinin, kısa hayatlarına sığıştıramadıkları arzularının tecessüm etmiş şekliyim ben. İşte ben böyle bir adam iken ve gelip senin yanında soluklanmış iken, senin bana gelip “Hey Süpermen, ne kadar da süpersin. Seni görünce aklım yerinden uçuyor ve başka bir şey göremez oluyorum ve bütün gerçeklikten kopuyorum” demen gerekir. Ama sen gelip bana, “Bu gün inşallah kimse ölmedi” diyorsun. Böyle demekle bütün gücü benden alıyorsun. Sıfıra müncer kılıyorsun beni. Diyorsun ki sen hiçbir şeysin. Allah güç kuvvet vermezse kasların bir anda söner. Hücrelerin ölür. Atomların param parça olur, diyorsun. Ve diyorsun ki, o Hayy ve Kayyumdur, o hayat vermezse, o ayakta tutmazsa sen filim icabı da olsa, göstermelik bile olsa, hiçbir şey yapamazsın diyorsun. Şu halde bütün filmi boşa çekiyoruz biz. O zaman madem öyle, insanlar beni izlemesinler. İbadet etsinler, namaz kılsınlar, ne bileyim, Kur’an okusunlar da, oradaki Peygamberlerin çektikleri sıkıntıların(geçtiğini ve) rahmet olduğunu görüp teselli bulsunlar. E böyle yapsalar ben işimden olurum işimden. İnsanlar bunları düşünmezler, hayat da onlara zor gelir. Arada bir dinlenmek isterler. Beyinleri uyuşsun diye izlerler beni. Cennete uçup gideceğini düşünen bir adam ne yapsın benim yalancı uçuşumu. Sahte kahramanlıklarımı izleyip hayran hayran bakamaz ki öyle, onları ebedi cehennemden kurtaranları bilirse. İşte sen de gel, bir tek kelime söyle, insanların bilinçaltılarını- bilinçlerini allak bullak et. Bütün hayali saraylarımızı yık. Olur mu böyle, sen filmin ortasında böyle yaparsan, ben ekmeğimden olurum. Lütfen kardeş, bak rica ediyorum, lütfen ama lütfen bir daha yapma bunu. Neyse şimdi söyleyeceğin varsa söyle de tamamlayalım sahneyi.

Sübhanallah! Ya Süpermen kardeş, sen buralarda harcanıyormuşsun.

Yazar hakkında

Ömer Faruk Kaya

Ömer Faruk Kaya

Yorum yaz