Deneme Editörün Seçtikleri

Güzler Kalbin Aynasıdır

Sarı solgun bir şiir yeryüzü sayfasında. Her şeyin emanet olduğunu heceliyor güz. Her bir yaprak bir hece. Ard arda cümleler kuruyor. “Bu böyle yarım kalmayacak…”

Eylül’ün mahzun kalbini vuruyor şehrin nabızlarına. Dal uçlarından havalanıyor hüzünler. Ümidin göğüne bırakıyor gövdesini acılar. Sonraların sonrasını arayan kalbin göğsüne koyuyor elini. “Hepimizin sonu sonsuzluk” diyor güz renkleri. Yokluğunda unutulmayan, var olması tercih edilen her şey, her bir şey, asla kaybolmayacak, gözden düşmeyecek… Bir kere var olan, bin kere var olacak; Var Eden’in tercihinden belli.

Güz çıtırtıları, dalların eğilişi, ağaç gövdelerinin kabuklarını döküşü, rüzgârın uğultusu, kuşların kesik ötüşü, insana unuttuğu kalbini hatırlatıyor. Burada misafir olmanın serazatlığını telkin ediyor. Çıtırtılar insanın sılasına doğru yürüyüşüne eşlik ediyor. Eğilen dallar insanın gölgeli huzurlarını okşuyor. Gövdelerin kabuklarından soyunması insanın terk edişlerine göz kırpıyor. Rüzgâr uğultuları, kesik cıvıltılar durdurulmaz bir seferin adımlarını hatırlatıyor.

Şairleri şiirin kucağına çağıran en çok güz mevsimi olmuş olmalı. Belli ki unutkanlığın siperinden çıkarıyor insanı güz. Dünya telaşlarının kadife kumaşını yırtıyor. Razı olduğumuz loş gölgelerden dışarı çağırıyor bizi. İnsanı yeniden susatıyor sonsuzluğa. Kandıklarını elinden düşürüyor, kanatıyor kalbini yeni baştan. İnce ince söküyor perdesini unutmaların, dalmaların, oynaşmaların…

Güz, uzatılmış bir akşam. Güz, sararmış bir vefa mektubu. Güz, şeffaf bir bıçak aldanmışlığın teninde. Güz, şairlerin çileli annesi… Güz, kalbin sonraların sonrasına dair arzularının sancısı. Güz, yer yüzünün gölgeli gamzesi…

İnce duyuşların şairi Rainer Maria Rilke’nin kalbinde bir sonsuzluk müjdesi… Bir tatlı teselli: “Yapraklar düşmede bilinmez nerden/Gök kubbede uzak bahçeler bozulmuş sanki/Yapraklar düşmede gönülsüz /Ve geceler ağır dünyamız kopmuş gibi yıldızlardan/Kaymada yalnızlığa/Hepimiz düşmedeyiz, şu gördüğün el düşüyor/Nereye baksan hep o düşüş/Ama biri var ki bu düşenleri tutuyor yumuşak ve sonsuz.”

Düşenleri tutan Bir’inin varlığının habercisi… Ne güzel elçidir düş… Ne güzel ki, sonsuzluğa meftun kalbin aynası…

Yazar hakkında

Senai Demirci

Senai Demirci

Yorum yaz