Deneme

Bazen Vazgeçmek de Gerekir..!

Vazgeçiyordu… Gülüşünden, gözlerinden, ellerinden, kalbinden kısacası aslı olan kendisinden vazgeçiyordu… Gitmeliydi… İstese de istemese de… Ve öylece gidiyordu zaten… Sevmediğinden değil, aslında sevdiğinden gidiyordu… Peki neydi ona bu kararı aldıran? Aşkına mantık mı karıştı da gitti? Aşkı mı bitti, yoksa sevdasından mı vazgeçti de gitti? Geri gelemez miydi? Hem geri gelmek istese neden gitsin ki? Acaba çok mu sevdik? Çok mu değer verdik? Ya da biz çok mu anlamlandırıyoruz her şeyi? Biz, biz, biz…
Evet, bazen vazgeçmek de gerekir! Vazgeçmek de en az sevmek kadar bir erdemdir. Olmayacağını hissettiğin an kalabilir miydin? Ah şu hissetmek yok mu? Herkesi her şeyi kandırsak da hisleri kandıramıyoruz işte… Sonra ve sonra öylece çekip gidiveriyoruz. Daha sonra ne mi olur, diye sorarsan; nasıl ki aşk, her kalbe farklı düşüyorsa; her vazgeçişler de farklı yaşanıyor bu hayatta… Avunacağın ve avutulacağın birçok zamanın olacak. Bazen sıcak bir sohbet ve bazen de soğuk bir duş sen de o zamana kadar hissetmediğin belki de onlarca hissi uyandıracak. Ve bu hisler seni öyle saracak ki, sen farkına vardığında seni hapsetmiş olacak… Sonra belki de hiç ummadığın bir anda çok şeyin bir çok şeyle kaybolup gittiğini fark edeceksin. Bazen bu, göremediğin sevdiklerin olacak ve bazen de görmediğin hayat… Tamamen geçer mi diye sorarsan; işte buna bir kelam söylemek haddimize değildir o vakit…
Vazgeçsek de biz, kahve telvisi gibi zamanla dibe çökmüş tortuların verdiği ağırlıkla hayata devam ederiz. İşte sevmek ne kadar zor ise; vazgeçmek de bir o kadar zordur. Bu yüzdendir ki “vazgeçmek, sevmek kadar zordur.” Ve yine bu yüzdendir ki “vazgeçmek, bir erdemdir. Hem de öyle zor öyle meşakatli…”

Yazar hakkında

Neslihan Dokumacı

Neslihan Dokumacı

Yorum yaz